İstanbul Sözleşmesi Aslında Nedir?

İstanbul Sözleşmesi şuanda en çok konuşulan konu olmasına rağmen hâlâ kamuoyu tarafından anlaşılabilmiş değil.

3 Mayıs 2020 05:21
A
a
Bismillah

Ailenin temeline dinamit yerleştirme projesi salt İstanbul Sözleşmesi (İ.S) üzerinden ele alındığı için zihinlerde belli bir yere oturtulabilmesi açısından nakıs kalıyor.

Bu projelerin çatısı Toplumsal Cinsiyet Eşitliği (T.C.E) politikalarıdır. Cedaw da buna dahildir. Cedaw Nedir? Haşmetmeaplarına göre "Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Yok Edilmesi Sözleşmesi" demekmiş. 

Bu ülkede bu projelerin 30-40 senelik geçmişi var. İ.S ise henüz 8 senelik.

Teferruatlıca irdelenmesi gereken nokta Toplumsal Cinsiyet Eşitliği politikalarıdır.

İstanbul Sözleşmesi de, Cedaw da, 6284 de T.C.E politikaları sonucu meydana gelmiştir.

Hepsi iç içe geçmiş bir bütündür, birbirinden spesifik/bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmemeli.

Koca koca akademisyen, profesörler bu sebepten ötürü anlamakta güçlük çekiyorlar.
"yahu hangi maddesi aileyi bölüyor ki?" gibi saçma sapan bir suâl yöneltebiliyorlar mesela. Şeytan da Adem'e kendisinden fersah fersah uzaktaki  ağaçtan meyve yemesini telkin ederken, "ben senin Allah'ın yasak kıldığı ağaçtan yemeni istiyorum, seni Allah'ın rahmetinden mahrum bırakacağım, neticesinde de büyük bir günah işlemiş olacaksın" demedi.
 
Ya ne dedi?: "…ben, size yalnızca gördüğümü (kendi görüşümü) gösteriyorum ve ben sizi doğru yoldan da başkasına yöneltmiyorum” (Mü’min Suresi, 29)  dedi..
 
Nitekim Hz.Ali de Hariciler için: " Sözleri hâk, fakat ondan murad ettikleri şey bâtıl." Demiştir..

Yani anliyoruz ki bazen bâtıl, hâk sözün arasına sıkıştırılmış olabiliyor. Tıpkı burada "kadını ve aileyi koruma maddeleri"nde(!) olduğu gibi.
 
Aslında mesele çok sarih fakat salt İ.S üzerinden muhakeme etme cehdi anlamak için yetersiz kalıyor. Ondan mütevellit T.C.E politikaları üzerinde durulması daha elzemdir. Burası bu politikaların irdelenmesi için şuan yetersiz.

Özetle T.C.E, Türkiye'de en az 20 senedir Avrupa'ya entegre olma süreci kapsamında çatır çatır uygulanmaktadır. İlk meyvelerinden biri de 15 sene önce aile reisliğinden erkeğin reis olması mülga olmasıdır, lgbt'lilerin dernekleşme sürecine girmesidir... Bu bağlamda Avrupa'nın önümüze koyduğu her şeyi şeksiz şüphesiz kabul etmişiz!

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği en nihayetinde kökü 40lara dayanan bir fikirdir. İstanbul Sözleşmesi de onun etrafında maddeler halinde hazırlanmış, T.C.E'nin ete kemiğe bürünmüş hâlidir ve ülkelere böylece dayatılmıştır. Cedaw  da kökü 80'lere dayanmaktadır.
 
Bu zaviyeden bakınca Ali Erbaş'in çıkışı ne kadar gerçekçi? Diye sorulduğunda şu cevap daha da anlaşılacaktır:
 
Diyanet, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği seminerleri düzenliyor, bazı İlahiyat fakültelerinde toplumsal cinsiyet eşitliği ders olarak okutulmaktadır.
 
DİB Ali Erbaş hoca LGBT'lilere karşı çıkmış olabilir, eyvallah, lakin başında bulunduğu kurum bizatihi onlara destek mahiyetinde uygulama içerisindedir.  Bu anlamda söz ile amel hususunda büyük bir paradoks içerisindedir.

Sloganik hareket etmek yerine işi icraate döküp T.C.E'yi hedefe koyabilir. Ama bunu yapmak için ciddi bir altyapı gerekiyor. Bu altyapının da Diyanette var olduğunu zannetmiyorum. İyi de bu kadar eleştiriyorsunuz, peki kim bunu düzeltebilecek, yerine kim daha güzelini koyacak? Diye bir suâl akla gelebilir. Bu ve daha birçok kafa karıştırıcı hususu da ilerleyen yazılara bırakalım.
 
Son olarak, İstanbul Sözleşmesi, sadece kendisinden ibaret değildir derken ne demek istiyoruz? Sadece şuanlık bir madde ile örneklendirelim. Buyrun:
 
 12/1. maddesi:
 
"Taraflar, kadın ve erkek için kalıp rollere dayanan önyargıları, örf ve âdetleri, gelenekleri ve tüm diğer uygulamaları ortadan kaldırmak amacıyla kadın ve erkeklere ilişkin toplumsal ve kültürel davranış modellerinde değişim sağlamak için gerekli tedbirleri alır."
 
Bu madde Toplumsal Cinsiyet eşitliği'nin fikrî temelidir. Toplumda hâkim olan mevcut Cinsiyet algısı gelenekseldir. her türlü cinsiyet algısı da yerle yeksan edilmelidir. Mevzu uzun, bu yazımızda sadece şu kadarını söylemekle iktifa edeyim: Diyanet, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği panelleri düzenleyip, yukarıdaki maddeye katkı sağlamıştır. Özetle; LGBT'yi eleştirmiştir, fakat LGBT'nin ekmeğine yağ sürecek paneller düzenlemiştir. Tepeden tırnağa sloganlar coğrafyasındayız...

 Rabbimiz nasip ettikçe bir müddet bu husus üzerine yoğunlaşmaya gayret edeceğim. Bu yazıda üzerinde durmak istediğim husus umarım anlaşılmıştır diye düşünüyorum. Son 20 senedir sadece aile üzerine değil, toplumu ilgilendiren bütün yasalar T.C.E politikalarına uygun bir şekilde çıkarılmıştır. Örneğin Eğitimde de  Cinsiyet Eşitliği uygulanmaktadır..

bu anlamda şunu diyebiliriz: İstanbul Sözleşmesi şuanda en çok konuşulan konu olmasına rağmen hâlâ kamuoyu tarafından anlaşılabilmiş değil. Gayemiz tüm berraklığıyla vuzuha kavuşturulmasıdır. Rabbimiz son nefese kadar bunlarla mücadeleyi nasip etsin.
Mücadelenin en keskini de kalemle olanıdır. Rabbim kalemimizi keskin, niyetimizi ihlâslı, sözümüzü kalplerde müteessir eylesin.
 Toplumsal Cinsiyet Eşitliği nedir? Kimler tarafından daha çok öne çıkarılmaktadır, bütün belediyeler ve kurumların ana gündemine alınmasını, icraatlerde ilk sıraya konulmasını kim istemektedir, bir dahaki yazımızda bunun üzerinde durmaya gayret edeceğiz. Vesselam..
 
1000
icon
Mehmet ARPACIK 4 Mayıs 2020 04:58

Kaleminize sağlık, Rabbim kaleminizin ışığını söndürmesin. Konuyu en özet şekilde çok güzel dile getirmişsiniz, aslında bu bir sözleşme değil büyük bir proje, bunun üzerinse yazılıp çizilecek çok şey var da, özetlemeniz çok güzel. Ortada kadını kullanarak çok büyük algı operasyonları yapılıyor ve maalesef ki müslüman ülkemizin müslüman(!) kadınları bu projeye deatwk veriyor. Rabbim zalimlerin oyunlarını başlarona yıksın.

0 4 Cevap Yaz
Feyzullah Akdağ 3 Mayıs 2020 13:57

Yazınızın devamını merakla bekliyoruz. Kaleminize sağlık

0 4 Cevap Yaz
Kenan Dalgıç 3 Mayıs 2020 13:56

İşin bir tarafında da doğuda-güneydoğuda 15 yaşındaki kızların 60 yaşındaki dedelere rızası dışında para karşılığında satılması var. I.S. de bunu engelleyici maddeler de var. Yazılarınızda konuyu ele alırken müspet-menfi konunun bütün yönlerini anlatırsanız daha doğru olur.

0 4 Cevap Yaz
Ahmet 3 Mayıs 2020 12:11

Allah razı olsun.Kaleminize ve yüreğinize sağlık

0 4 Cevap Yaz
Adenk 3 Mayıs 2020 11:54

İstanbul sözleşmesi toplumu ifsat etme proje sıfır burada kadın üzerinde yapıldığı için pek anlaşılmıyor ileride bu memleketi ib... yönetimde sasmayalim

0 3 Cevap Yaz
Orhan bozdemir 3 Mayıs 2020 09:39

Maşallah ellerin dert görmesin...

0 3 Cevap Yaz
Cengiz 3 Mayıs 2020 07:15

Guzel bir yazi devam allah razi olsun

0 3 Cevap Yaz

Ahmed Yasin
MALCOM X