Adem Çevik: "Laiklik ve Kemalizm Tasfiye Edilmelidir"

GÜNDEM 10 Kasım 2021 00:19
Videoyu Aç Adem Çevik: "Laiklik ve Kemalizm Tasfiye Edilmelidir"

Adalet Platformu başkanı Adem Çevik yayınladığı basın açıklamasında "Kemalizm ve Laiklik Anayasa, Yasalar ve Tüm Mevzuattan Acilen Çıkarılmalı" dedi.

İSLAM MEDYA | HABER MERKEZİ-

ADEM ÇEVİK: Kemalizm ve Laiklik Anayasa, Yasalar ve Tüm Mevzuattan Acilen Çıkarılmalı


Türkiye’deki 100 yıllık askeri vesayet ve kesintisiz darbe sürecinin kılıfı ve referansı, temeli laiklik ve sekülerizm olan batı öykünmecisi ve mankurt karakterli Kemalizm ideolojisi olup, bu referanslar ortadan kaldırılmadığı sürece sivil ve askeri darbe süreci daima beslenecek ve kendine mazeret oluşturacaktır. (Tıpkı 15 Temmuz darbecilerinin takiyyeten de olsa Kemalist ve laik söylemleri mazeret göstermeleri ve pek çok laikçi Kemalist subayın darbe teşebbüsüne iştiraki gibi).

Bu nedenle laiklik ve Kamalizm anayasadan çıkarılmalı, devletin resmi ideolojisi olmamalıdır. Resmi ideoloji ve açılımı olan tüm mevzuat sadece anayasadan değil, tüm kanun, kararname vs. mevzuat, ders içeriklerinden çıkarılmalıdır. Bunun devamı olarak resmi ideolojiye ait resim, heykel ve semboller tüm kamusal alanlardan kaldırılmalı, bunlara ve Anıtkabir’e tazime yönelik tüm resmi törenler tamamen iptal edilmelidir.

Siyasi partiler ve memurlara yönelik kanunlarda gerekli değişiklikler yapılarak, yemin metninden Kemalizm dini ve laiklik vurgusu çıkarılmalı, Kemalizm dâhil tüm ideolojilerin özgürce parti politika ve ideolojilerini savunabilecekleri düzenlemeler getirilmelidir.

Yine Kemalizm doğmasının korunmasının en önemli aracı olan Atatürkü Koruma Kanunu 5816 sayılı çağdışı yasa kaldırılarak, kimse bu doğmayı kutsamaya zorlanmamalı, M.Kemal’de tarihteki diğer devlet adamları gibi serbestçe eleştirilebilmelidir. 

Laiklik Ve Kemalizm Ders Kitaplarından ve Müfredattan Çıkarılmalıdır

Anayasal değişiklik hızlı yapılamasa bile, kanun, kararname, heykel ve semboller ile törenlerin acilen değiştirilmesi mümkün ve elzemdir. Zira şu anda iktidarın elindeki yetkiler bunları yapmaya yeterli olduğu gibi, mevcut devrim atmosferi soğuduktan sonra bu alanda da adım atmak zor olacaktır ve her geçen gün atmosfer namüsait hale gelebilecektir. Eğer bu kanuni ve sembolik değişiklikler yapılırsa, anayasadaki ifadeler resmiyette kaldırılamasa bile mantıksız şapka dayatması kanunu gibi kadük kalacağından, değiştirilmese bile çok önemi kalmayacaktır.

Değiştirilmesi kanun gerektirmeyen ders içerikleri, ders kitapları ve okullardaki her türlü büst, görsel ve törenler konusu hemen halledilmeli.

Halen her mezhep, ideoloji vs.nin kendini rahatça ifade edebildiği ve yaşayabildiği bu memlekette, bu memleketin gerçek sahibi olan ve rüşdünü 15 Temmuz devrimiyle ispat eden muhafazakar – müteddeyyin halk kesimi de bu haklara aynen sahip olmalıdır ki, 15 Temmuz devrimini gerçekleştiren halkımızın 100 yıldır içinde beslediği ve büyüttüğü en öncelikli ve önemli talebi budur. Nasıl ki kominizim iflas etmiş olmasına rağmen bu memlekette hala komünistler ve Komünist Parti varsa, Kemalistler de Kemalist Parti olabilir, ama kimse Kemalizm’e zorlanmamalıdır artık.

Halkımız Kula Kulluğa Zorlanmaktan Tamamen Kurtarılmalı

Erdoğan’ında sık sık ifade ettiği gibi, halkımız Fetöye, yani kula kul olmamak için bu darbeye karşı koymuştur ve hamd olsun olmamıştır da. Lakin halkımızın mankurt Kemalist elit ve idarecilerce, 100 yıldır Mustafa Kemal’e kul haline getirilmeye çalışıldığı, bu kulluk halkımızın muhafazakar kesimince içselleştirilmemesine rağmen, çeşitli törenler, yeminler, anayasa ve yasalar, mahkemeler vs. yönüyle zoraki olarak gerçekleştirilmeye çalışıldığı açık bir vakıadır.

Tamam Fetöye kulluk kötü ve olmadık ama, hala 333 vekilden 158 atanmış vekilin oylarıyla 1923'de resmi reisicumhur olan M.Kemal’e ve sembollerine kulluk anlamına gelen sembol ve törenlere ne demeli? Tekke türbeler kapatıldı ama en büyük türbe Anıtkabir’e giderek tazimde bulunmak,15Temmuz halk devriminin ruhuyla ve mantık ile bağdaşmayan bir durumdu. Bu tür ritüeller bundan sonrada devam edecek, bazılarınca ümmetin tek ümidi ve tabi önderi olarak tavsif edilen Erdoğan dahi bu tür ritüellere katılacaksa, o zaman Fetöyü kulluktan kurtulduk demenin ne manası kalmaktadır?

Öncelikle tüm cumhurun ve reisinin idrak etmesi gereken bir gerçek var ortada, halkımız sadece Allah’a kul olmak istiyor, ne Fetöye, ne M.Kemal’e ve nede başka bir faniye değil! 

Cephede Kazanılan Bir Savaşı Masada Bir Kez Daha Kaybetmemeli

Kemalizmin Tüm Sembolleri Günlük Hayattan Tamamen Çıkarılmalıdır

Muhafazakar halk kesimi diğer kesimi kendi inancına ve yaşantısına zorlamak istemiyor. Bu konuda öncelikli adım olarak Anıtkabir müze haline getirilmeli, gerekirse yönetimi Kemalistlerden oluşan bir vakfa verilmeli, isteyen ve arzu edenler dilediği kadar oraya gidip ziyaretini, tazimini vs. yapabilmeli; lakin bu tür ritüeller resmi zevata ve halka kesinlikle dayatılmamalı, bir devlet protokolü olmaktan çıkarılmalıdır.

Bilahare M.Kemal’e ait kamusal alanlarda ve resmi dairelerde bulunan bütün heykel, büst, resim vs. kaldırılmalı ve bunların huzurunda tören yapılması uygulamasından vaz geçilmelidir. İsteyen laik yada Kemalist olabilir, evinde ve işyerinde bu görsel ve büstlerden bulundurabilir, istediği gibi tören yapıp tazimde bulunabilir, laikliği ve Kemalizmi istediği gibi savunabilir, ama bunları kimseye dayatamaz!

Bayrak Ve İstiklal Marşı Kemalizmin Sembolü Olmaktan Çıkarılmalı

Her devletin ve halkın kendisini temsil eden bayrağı ve marşı olması normal bir durumdur. Lakin bunların kutsanması ve bir idelojinin sembolü sayılması İslami kaidelere göre kabul edilemez. Bizim bayrağa ve İstiklal Marşına değil, bunların İslam düşmanı Kemalist rejimin sembolü kılınmasına ve kutsallaştırılmasına itirazımız vardır.
Bu nedenle bayrak ve İstiklal Marşındaki 1920’de Türküyle - Kürdüyle tüm halkın kurucu iradesinin benimsediği İslami ve ümmetçi irade, içerik ve semboller ön plana çıkartılarak, halkın, vatanın, devletin ve ümmetin İslami kimliğinin ve birliğinin sembolü olarak, sadece resmi devlet törenleri ile değil, halkın bizzat kendisinin sahiplenmesi sağlanmalı ve tüm İslam ümmetinin ortak değeri haline getirilmesi için çaba gösterilmelidir. 

İstiklal Marşı Tüm Halkımıza Ve Ümmete Ait Olmalı

Ordu Mensupları Mustafa Kemalin Değil, Halkın Askerleri Olmalı

Bu amaçla bayrak ve İstiklal Marşı törenlerinin CHP Cumhuriyet Halk Partisinin ilk resmi genel başkanı  M.Kemal heykelleri önünde ve bir ibadeti andıran saygı duruşu eşliğinde yapılması uygulaması acilen ve mutlaka iptal edilmeli, İstiklal Marşı halkın gönüllü olarak, saygı duruşu gibi ibadet unsuru taşıyan bir ritüel halinde olmaksızın, kendi arzusuyla söylediği ve dinlediği bir marş haline getirilmelidir. 

Bugün 9 kasım 1912 Selanik eyaletimiz işgal edildi... Yunan düşmanını denize döktük ama Yunan/Latin alfabesini zorunlu alfabe yaptık adına da Türk Alfabesi yalanını uydurduk... bugün 9Kasım 1917 Filistin Kudüsü inglizler işgal etti. İngilizceyi zorunlu ders yaptık... Fulbright eğitim sisteminden mankurtlaşmaktan kurtulmak için Ahlak, İslam Dini ve Yaşayan Kuran Resülullah hayatı dersleri zorunlu olmalı istemeyen veliler dilekce vermeli istemeyenlere de sadece Ahlak Dersi zorunlu olmalı. 

Türkiye İslam Devleti olarak Osmanlı'nın devamıdır. Türkiye İslam Cumhuriyeti kurulduğunda yeni bir kanun olmadığına göre 1876 kanunlarına 1921 ve 1924 anayasasındaki gibi devletin dini islam yeni anayasa da da yer almalı. Laiklik dayatmasıyla islam düşmanlığından ve kemalizm dayatmalarından vazgeçilmeli.



9 Kasım 2021
Âdem Çevik
Adalet Platformu, KIBLE Platformu ve Kurtuluş Kur'an'da Cemiyeti Sözcüsü
@AdaletPlatformu  https://t.me/AdaletPlatformu   t.me/KIBLEplatformu       https://t.me/milliirade
Kaynak : islam medya
1000
icon
Nihat Akkan 10 Kasım 2021 15:54

Güzel tespit

1 1 Cevap Yaz


Paragraf Soru Bankası

MD DİJİTAL