Ahrar el Şam’da “Darbe Girişimi” ve Olası Senaryolar

SURİYE 23 Ekim 2020 15:19
Videoyu Aç Ahrar el Şam’da “Darbe Girişimi” ve Olası Senaryolar

Ahrar el Şam’da geçtiğimiz hafta ayyuka çıkan örgüt içi fikir ayrılıkları sonucunda, eski lider Hasan Sufan ve askeri kanadın önde gelen ismi Ebu el Munzir’in başını çektiği kanat ile mevcut lider Cabir Ali Paşa ve ona sadık yöneticiler karşı karşıya geldi.



Ahrar el Şam’da geçtiğimiz hafta ayyuka çıkan örgüt içi fikir ayrılıkları sonucunda, eski lider Hasan Sufan ve askeri kanadın önde gelen ismi Ebu el Munzir’in başını çektiği kanat ile mevcut lider Cabir Ali Paşa ve ona sadık yöneticiler karşı karşıya geldi. Siyasi liderliğin aldığı görevden alma kararlarını uygulatmayan askeri kanat, ayrıca yaptıkları açıklamalar ile Cabir Ali Paşa ve ekibinin otoritesini adeta tanımadıklarını gösterdi. İki tarafın da geri adım atmaması gerilim dozajının artmasına ve yeni hamlelere yol açtı. Önce Ebu el Munzir’in başını çektiği klik Hasan Sufan’ın yeniden liderliğe geçmesi yönündeki taleplerini bir açıklamayla duyurdu.[1] Hemen ardından da askeri kanatta Cabir Ali Paşa’ya yakın olanlar söz konusu açıklamayı reddettikleri ve mevcut liderliğe destek verdiklerine dair başka bir açıklama yayınladı.[2]

Bu iki açıklamanın hemen ardından Ahrar el Şam merkezi komutanlığı tarafından yapılan açıklamada Cabir Ali Paşa’nın emriyle askeri kanadın sorumlusu Ebu el Munzir ve yardımcılarının görevden aldığını duyurdu.[3] Ebu el Munzir haricinde Ebu Suheyb ve Ebu Muhammed Hattab’ın da bulunduğu 5 kumandan daha görevden alındı. Cabir Ali Paşa’nın emriyle ayrıca askeri kanadın yapısının yeniden düzenlenmesi de kararlaştırıldı. Buna göre Cabir Ali Paşa, Ahrar el Şam’ın askeri kanadını altı tugaydan oluşan yeni bir yapı içerisinde öngörmekte. Albay Ebu Arap, Ebu Zubeyr el Gab, Ebubekir el Hamavi, Ebu Süleyman el Zabadani, Ebu Faysal el Ensari ve Ebu el İzz gibi merkeze sadık komutanlar bu tugayların sorumluları olarak atandılar. Ebu Faysal el Ensari aynı zamanda Ebu el Munzir’in yerine askeri kanattaki lider konumuna getirildi.

Yeniden yapılandırılan askeri kanat içerisinde var olan fikir ayrılıkları alt grupların “biat”larını da etkilemektedir. Her ne kadar askeri kanadın eski ve güçlü isimleri Cabir Ali Paşa ve yönetimine destek verse de sahada tüm grupların kısa bir süre içerisinde merkezin emirleri doğrultusunda hareket etmesini beklemek pek gerçekçi değil. İdlib’de çok sayıdaki Ahrar el Şam birlikleri Cabir Ali Paşa tarafında konumlanmaya başladı. Bunlara ek olarak İhtiyat Kuvvetleri Tugayına bağlı bir kısım alt gruplar da Cabir Ali Paşa’ya desteklerini ilan ettiler. Bunlar arasında Ebu Ömer Zabadani’nin komutasındaki Rakka Alayı, Ebu Sufyan komutasındaki Dera Taburu, Velid Ebu Hamza liderliğindeki Humus Taburları bulunmaktadır.[4] Ayrıca Ebu Zehra Eriha, Ebu Abdulkerim Eriha ve Şeyh Abdülsettar’ın komutasındaki birlikler ve Ahrar el Şam’a bağlı keskin nişancı ve komando birlikleri de Cabir Ali Paşa yanında yer alıyorlar.

Bunlara karşın Hasan Sufan’ın destekçisi olan da çok sayıda Ahrar el Şam birliği bulunmaktadır. Lazkiye ve Halep kırsalındaki Ahrar el Şam unsurlarının ekseriyeti ve Cebel Zaviye’deki Ebu Na’ib komutasındaki Dağ Tugayı unsurları bu çekişmede Hasan Sufan’ın tarafında yer alıyorlar. Cabir Ali Paşa’nın komando birlikleri üzerindeki hakimiyeti gibi Hasan Sufan da Ahrar el Şam özel kuvvetleri üzerinde hakim gözükmektedir.Bazı saha kaynakları Hasan Sufan’ın destekçilerinin sayısal olarak daha güçlü konumda olduklarını iddia etse de, Ahrar el Şam’ın siyasi bürosu bu iddiayı ret ederek Hasan Sufan’a katılanların çok az olduğunu ifade etti. Hasan Sufan ve Ebu el Munzir’in başını çektiği kliğin HTŞ ile işbirliğini güçlendirme tercihine karşın Cabir Ali Paşa ve siyasi liderliğin Ankara ile işbirliğini güçlendirme tercihi iki cenah arasındaki fikir ayrılığının en temel noktalarından birini oluşturmaktadır. Bölgede var olma mücadelesi veren HTŞ’nin yerel aktörler ile kendisinin başat güç olduğu ittifaklar kurmak istemesi beklenilen bir manevra. Lakin HTŞ’nin Ankara ile de ters düşmemek istediği bilinmekte. Ankara ise ne Ahrar el Şam üzerindeki etkisini kaybetmek ne de İdlib’e bir rejim saldırısı beklenirken muhalifler arası bir çatışmaya vakit ve enerji harcamak istemeyecektir. Ahrar el Şam içindeki kliklerin güç mücadelesinin sonucu Türkiye’nin ve kısmen HTŞ’nin hamleleriyle belirlenecektir.

Bu bağlamda Ahrar el Şam içerisindeki sorunun çözülmesi zor görünmektedir ve örgütün muhtemelen üç farklı yönde ilerlemesi öngörülmektedir. Birincisi, Ahrar el Şam’ın ikiye bölünmesi ve iki grubun da birbirinden bağımsız olarak Ulusal Özgürleştirme Cephesi’nin bileşeni olarak varlığına devam etmesidir. Bu ihtimalin gerçekleşmesi durumunda Suriye Milli Ordusu’na bağlı Ulusal Özgürleştirme Cephesi’ndeki en büyük grup Feylak el Şam olcaktır. İkincisi Hasan Sufan’ın başını çektiği ekibin, önceki yıllarda Ahrar el Şam’dan ayrılan Ceyş el Ahrar ile birleşip yeni bir yapı kurmasıdır. Bu durumda ise bu grup Ulusal Özgürleştirme Cephesi’ndeki en büyük grup olacaktır ve İdlib’te HTŞ’ye karşı nispeten bir denge oluşturabilecek bir kapasiteye erişecektir. Üçüncü ihtimal ise Hasan Sufan’ın başını çektiği grubun Ahrar el Şam’dan ayrılıp, HTŞ ile yeni bir askeri konsey içerisinde bir araya gelmesi olacaktır. Bu durumda ise Türkiye’nin desteklediği Ulusal Özgürleştirme Cephesi önemli oranda zayıflayacak ve HTŞ’nin İdlib’teki hakimiyeti tahkim olacaktır.

Ancak, HTŞ’nin bu tarz bir yapıya gitmesi, HTŞ içerisindeki pragmatik ve dogmatik kanatlar arasındaki ayrılığı kuvvetlendirebilir ve örgütten kopmaların yaşanmasına sebebiyet verebilir. Bu olasılığın gerçekleşmesi durumunda kurulacak olan yeni askeri konseyin terör örgütü olarak tanınmaması mümkündür. Nitekim El-Kaide kadroların HTŞ’den ayrıldıktan sonra Hurras ed-Din bünyesinde HTŞ tarafından elimine edilmesi, ardından HTŞ’den daha radikal olan dogmatik kanadın ayrılması ve geriye kalan pragmatik kanadın Ahrar el Şam’dan önemli bir kesimle birliktelik kurması durumunda, bu yeni birlikteliğe yönelik uluslararası alanda farklı yaklaşımlar çıkabilir. Ne var ki, üçüncü senaryonun gerçekleşmesi durumunda HTŞ’nin bütünlüğünü ve yapısını koruması ve Ahrar el Şam’dan ayrılanları içinde eritmesi ihtimali de olasılık dahilindedir.

Ömer Özkizilcik - Ömer Behram Özdemir

[1] https://twitter.com/OmerOzkizilcik/status/1318506524877103105 , Erişim Tarihi: 21 Ekim 2020.

[2] https://twitter.com/OmerOzkizilcik/status/1318528354996334592 , Erişim Tarihi: 21 Ekim 2020

[3] Ahrar al-Sham leadership struggle | Commander issues “decree” dismissing newly-appointed military commander and deputy of “Military Wing” , syriahr.com , Erişim Tarihi: 21 Ekim 2020.

[4] https://twitter.com/syria_map/status/1318551169439072258 , Erişim Tarihi 21 Ekim 2020.

Kaynak : Suriye Gundemi
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Paragraf Soru Bankası