Fransa’da 'Nesli Bozmaya Yönelik' Biyoetik Yasa Tasarısı Protesto Edildi

AVRUPA 10 Ekim 2020 21:34
Videoyu Aç Fransa’da 'Nesli Bozmaya Yönelik' Biyoetik Yasa Tasarısı Protesto Edildi

Fransa’da 2021’in başında parlamentoda görüşülmesi beklenen biyoetik yasası, aileyi ve ahlaki değerleri bozmaya yönelik olduğu ve neslin devamını tehlikeye soktuğu gerekçesiyle protesto edildi.

Manif Pour Tous adlı hareket tarafından başta başkent Paris olmak üzere, ülke genelinde 60’a yakın yerde, biyoetik yasasına karşı çıkanların katıldığı protesto gösterisi düzenlendi.

Paris’te Adalet Bakanlığı önündeki Vandom meydanında toplanan her yaştan binlerce gösterici, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve hükümeti, LGBT ve ilaç lobilerinin baskılarına boyun eğerek, tıbbi destekli üreme ve taşıyıcı annelik yoluyla babasız çocukların doğmasına imkan verecek yasalar çıkarmakla suçladı.

Göstericiler ayrıca yasa tasarısına yazın eklenen, psikolojik stres gerekçesiyle hamileliğin sonuna kadar kürtaja izin veren maddeye karşı çıktı.

Hep bir ağızdan "Çocuklar kiralık ve satılık değil", "Aile sistemi hedefte" sloganları atan ebeveyn ve çocuklar, Macron ve yönetiminin projeye sessiz kalmasını protesto etti.

Protestoya katılanlardan Pascale Franc, yaptığı açıklamada, 5 çocuk annesi olduğunu ve 7 yıldır bu hukuksuz projeyle gelecek nesiller adına mücadele ettiğini belirtti.

Franc, projenin embriyoları ve fıtratı bozmaya yönelik bir girişim olduğunu, ilaç firmalarının ve politikacıların ceplerini doldurmak için insanlığı satılığa çıkardığını söyledi.

Yasanın insani değerlere aykırı olduğunu kaydeden Franc, “Az da olsak Fransa neslinin geleceği için mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.” ifadesini kullandı.

Franc, medyanın gösterilerine yer vermediğini dile getirerek, yasanın savunulması için bazı gazetecilere para verildiğini ileri sürdü.

“Gözümüzün önünde fıtratımızı bozmaya yönelik bu yasayı geçirmeye çalışıyorlar. Buna karşıyız, bu sinsi planın uygulanmasına müsaade etmeyeceğiz.” diyen Franc, Cumhurbaşkanı Macron’un ilaç lobilerine boyun eğdiğini ifade etti.

Kaynak : AA
1000
icon
adil 15 Ekim 2020 14:25

İnsanlar evlerine hapsedilmişler. Üretim durmuş. Şirketler batıyor. Hatta ülkeler batıyor. İşin içinde WHO denen, cinayet şebekesi varsa, bu işte kesin bir film var. Olayın ilk günlerinde, kimse olaya "küresel komplo" gözüyle bakmazken, bugün herkes, bu işte bir komplo olduğunu kabul ediyor. Buraya kadar tamam. Yani işin küresel komplo kısmı tamam, bunda asla şüphe yok. Ancak ortada bir virüs yok. Bu daha da acı... Yani olmayan bir virüs ve de olmayan bir salgınla, korkutuluyoruz. Yani küresel düzenciler bir virüsle dünyayı korkutsalar tamam ama ortada virüs yok. Ne var? Küresel komplo ve yalan var. Özellikle ABD, virüs konusunda çok yalan söylüyor. Salgını abarttıkça abartıyor. ABD, halkını savaşa ikna etmek için kendi ikiz kulelerini vurmuş, bir ülkedir.Belli ki, virüs olayından sonra başka hesaplar var. Şu gerçek ki dünya bir kumpasla karşı karşıya... Dünya olmayan bir virüse "aşı" diye başka bir tuzağa düşmemeli. Dünyayı birde virüsten sonra görün!

0 0 Cevap Yaz
İsmail 14 Ekim 2020 20:25

Adamlar hristiyan olması na rağMen prostesto ediyorlar..çünkü insanlar.ya biz muslumanlar

0 0 Cevap Yaz
Paragraf Soru Bankası

MD DİJİTAL