'' HİRA''YAPMALIYIZ EVLERİMİZİ...!

Evet kardeşler, nasıl ki, Rasulullah,Emin Muhammed olarak girdiği hirasından, Rasul Muhammed s.a.s olarak çıktıysa,bizlerde hiramız olan evlerimizden,islah olmuş, muvahhidler olmuş,islam davetçileri olmuş olarak çıkmalıyız, çıkacağız biiznillah

30 Mart 2020 23:19
A
a

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Alak Suresinin iniş sebebinden, Rasulullah'ın hirasından faydalanarak günümüz imtihanlarıyla dertlenmeliyiz, payımıza düşen nasihatı çıkarmalıyız...

Alaklanmak...

Allah Rasûlü gibi dertlenmek,bozuk dünyanın,bozuk insanlarının,müslümanlarının nasıl düzeleceğini dert edinmek... Fakir fukaranın, garip gurabanın, yetimin öksüzün, kadınların, yaşlıların haklarına,özgürlüklerine yürek açmak, yalnızlığa terk edilmiş bir avuç mücahidleri, bombalanarak, işkencelere uğrayarak öldürülen müslümanları, zindanlarda zulüm gören kardeşlerimizi ve onları niye sahipsiz, yardımsız bıraktığımızı düşünüp dert bilmek ve çareler üretmektir Hira...

Evlerimize mahkum olduğumuz bu zamanlarda,çözümler aramalıyız...

Her insanın ruh haletinde vardır yalnızlığa çekilmek,derdini tek başına düşünmek, çözüm var mı diye sessiz sessiz haykırmak...

kimsenin duymadığını sanır insan fakat, herşeyi yaradan, yoktan var eden, birdamla suyla can veren, hesapsız rızık veren Allah Subhanehu teala duymaktadır, seyretmektedir, sabır sıfatıyla beklemektedir..

Kul isyan mı edecek, terk mi edecek? Yoksa Hacer annemiz gibi çare üretmek için safa merve arasında can verircesine koşturacak...Çaba sarfedecek, gözyaşı dökecek, dualar edecek..

Çaba sarfetmeyene çözüm yok kardeşler.

Evet.. bozuk mekke..  put dolu mekke.. adaletin zerresinin olmadığı mekke...

Diğer tarafta tertemiz yaratılmış, fıtratı Rabbi tarafından korunmuş, bozulmamış El- Emin Muhammed.. (s.a.v)

Hirasına çekildi. Gece gündüz düşünüyor, aylar geçti hala düşünüyor, yâ Rabb !.. diyor.  Bu Mekke, bu insanlık nasıl düzelecek? Hayvanlar derekesine düşmüş âdemoğlu nasıl tekrar insan ''yeryüzünün halifesi''derecesine yükselecek???

Allah c.c için zor değil. Dilerse gökten bir Ayet indirir (şuara,4) ona boyunları eğile kalır... Bir kurtarıcı bekliyor Emin Muhammed.. Yıllar sonra Rabbimiz şu Ayet ile o günlerdeki ruh haletini ümmetine ortaya koyacaktır: "Sen bu kitabın sana vahyolunacağını ummuyordun.Bu ancak Rabbinden bir Rahmettir,o halde kafirlere arka olma sakın." (Kasas,28/86)

Dertlenmiş Muhammed'e (s.a.v) vahiy gelmeye başlıyor. Yüce yaradan büyük meleğini yollamış, sıkıyor, sıkıyor..  Âdeta zorluklardan, meşakkatten kaçmak isteyecek insan nefsini ezdiriyor Cebrail a.s'e. '' bu kadar dert edindikten sonra kaçamazsın artık sorumlusun ''dercesine...Nefsi eziliyor Emin Muhammed s.a.s'in. Küçülüyor.

''oku''

ilk Ayet.oku... bir anlamda Allah ile düşünmeye devam et'' deniliyor adeta...bu Mekkeyi sen ve vahiy düzeltecek,bu kitab Kur'an ve sen adaleti getireceksin,düşün...

inen ilk Ayetin dehşetine, büyüklüğüne bakın kardeşler,

''Yaradan Rabbinin adıyla oku'' Allahuekber...

Put dolu Mekke'ye sesleniyor,yüce Allah c.c,''putlarınız,sahte rableriniz,beşerî kanunlarınız bu insanlığı düzeltemedi,düzeltemez de...çünkü onlar, Ebucehiller, ebu lehebler v.s...sizi yaratan Rabbiniz değil,onlarda sizin gibi bir beşer,aciz zavallı birer insanoğlu...

Velev kî alnı secdeli! yöneticiler olsalarda...yani yaratma sıfatına haiz değiller,olamazlar da...bu insanları,alemleri yoktan var eden ,yaradan ancak bu kullara hükmedebilir.O,kanunlarınızı koydu,O,size adaleti vahiyle getirdi,sahte rableriniz,ilahlarınız,melikleriniz değil....ebucehil,adalet verebilmiş mi halkına?,hayır,eşitlik,güzellik verebilmiş mi?,hayır,hümanis düşünceleri silebilmiş mi? hayır,Rabblik taslayan hiç bir beşer iflah olmaz,işte Firavun,milletine ''sizin Rabbiniz benim ''diyen firavun...kendini Allah'ın elinden(azabından)kurtarabilmeye güç yetirebildi mi? hayır...Bu asrın nemrutları,küçücük,gözle görülmeyen hastalık virüslerini yok edebiliyor mu?bizde haykırmalıyız,yüreğimizden,elimizden,amellerimizden yaradan Rabbimizin Rabliğini almaya çalışanlara,''siz bizim kölemizsiniz,biz yetiştiririz,terbiye ederiz,yönetiriz ''diye sahte rablere...yaratma sıfatı elinizde değil,hadi bir sivri sineğin kanadını yaratsanıza,yoktan var etsenize...!asla edemezsiniz,öyleyse niye yaradan Rabbimizden uzaklaştırdınız bu ümmeti bir asırdır? bu milleti niye Rabb Allah'sız bıraktınız?niye bu zavallı garib gurabayı,yetimi öksüzü,kadını çocuğu,genci yaşlıyı Allah'dan ayırdınızyalnız bıraktınız,şeytana kul yaptınız?sizin davet edegeldiğiniz putlarınız,yasa kanunlarınız(kanunsuzluklarınız),yönetimleriniz bu insanlığı kurtarmıyor,aksine cehenneme sürüklüyor...

Evet kardeşler,nasıl ki,Rasulullah,Emin Muhammed olarak girdiği hirasından,Rasul Muhammed s.a.s olarak çıktıysa,bizlerde hiramız olan evlerimizden,islah olmuş,muvahhidler olmuş,islam davetçileri olmuş olarak çıkmalıyız,çıkacağız biiznillah...bu milleti uyandıracak,ümmet kılacak,kardeş kılacak nesiller yetişiyor inş.yeterki dertlenmeye ve düşünmeye,kendimizi Allah c.c ile düzeltmeye devam edelim...
.
ilk vahiyle gelen Ayet'in dehşetine tesirine bakın,yaratma sıfatını ortaya koyarak,sadece tek bir Ayet ile bâtılı yerle bir ediyor,etkisiz kılıyor yüce Rabbimiz Elhamdülillah...

"Hayır,Biz hakkı batılın tepesine (indirip)atarız da o,bunun beynini parçalar.Bir de görürsünüz ki,bu (batıl)yok olup gitmiştir.(Allah'a karşı)vasf etmekte olduğunuz(iftiralardan) dolayı yazıklar olsun size!" (Enbiya,18)

işte gördünüz,ilk Ayet'ini batılın beynine fırlattı,batılı paramparça etti...

yaratma sıfatını ortaya koydu,o ebucehiller,putlaştırdıklarınız,sahte ilahlarınız yaratabilir mi?hayır...işte o vakit Rasul (s.a.s) aradığını bulmuştu,YARADAN RABBİNİ, İLAHINI, MELİKİNİ

BULMUŞTU,YANİ İMAN DEVREYE GİRMİŞTİ.

"De ki,şüphesiz benim Rabbim hakkı yarine koyar." sebe,48

hakk yerini buldu,düşünen,dertlenen insan...eşini çocuklarını bile terk edecek,yalnızlığı tercih edecek kadar dertlenmişti çünkü,işte dava budur kardeşler,dertlenmek ve yüreğini dolduran derdin dermanını aramaktır,şifayı verecek Allah'dır ve şifa da ancak yegane kitabımız Kur'an'da ve sünnet'tedir,evet,bir emin muhammed kadar dertlenmek,bir Hacer annemiz kadar dert duymak,çırpınmak ve çareler aramak,uykularımızı kaçıracak kadar,rahatlığımızı cennete,uykumuzu kabirlere bırakacak kadar dertlenmek...

Peki soruyorum,hala bu yüce davanın sorumluluğunu,kan ağlayan ümmetin,mazlumların dertlerini omuzlarımızda,kalblerimizde,amellerimizde hissetmeyecek miyiz?
bizim hiramız yok mu?

biz neyin,nelerin dertleriyle dertlenmekteyiz?

İbni Mace'nin Dahhak kanalıyla...ibn.Mes'ud r.a'dan rivayetle ''Allah Rasulünü şöyle buyururken işittim'':

''Kim bütün üzüntüleri birtek üzüntü,ahiret üzüntüsü kılarsa,AllahTeala dünyasıyla ilgili üzüntüleri(dertleri) için ona yeter.Kimin dünya halleri hakkında üzüntüleri çoğalırsa hangi vadisinde helak olacağı Allah'ı ilgilendirmez.''
(İbn.Kesir,c.10,sh.5286-87)

21.Asrın imtihanı(virüsler,herçeşit musibetler,)bitmez biz inananlar tam bir teslimiyyet ile Hakka dönmedikçe...Şirkten,küfürden kurtulmadıkça,bozulan Tevhid'lerimizi yeniden nasuh tevbe ile yenilemedikçe,muvahhid mü'minler olmadıkça...

dertlerimiz davamız için,yalınzca Allah için(dinimiz İslam için)olmadıkça Allah c.c bize değer vermiyor ve vermeyecek,bunu anlamalıyız...zira yaradılış gayemiz ortada,bu dünyaya neden,niçin,ne yapmaya geldik?işte sır burda yatıyor...Alakla dertlenmekte,yani embriyodan oluşan insanın ahireti ve dünyasını kurtaracak davayı,Dînimizi dertlenmekte yatıyor sır...

eğer gerçek manâda davamızı dert bilirsek,yüce Yaradan bizi de seçecek ve davayı yeryüzünde hakim kılacak şerefli ümmet eyleyecek inşallah.
düşünmeye devam edelim;Rabb denildi Ayette,''Rabbinin adıyla'' terbiye edici,eğitici,yönlendirici manasındadır Rabb kelimesi...demek ki,sadece yaradan Rabb eğitebilir,yetiştirebilir bizleri,sahte Rabler değil...yüce Allah c.c öylesine yetiştiriyor ki,indirdiği her Ayet bizi terbiye ediyor,davaya hazırlıyor,adam ediyor...Rabbani olmayan alimlerin,Rabbani olmayan ilimleri(ilimsizlikleri)yeryüzünde kaç kişiyi yetiştirdi,adam ettiler?

hayatının merkezine Rabb Allah'ı koymayanlar,Allah ile düşünmeyenler,yürümeyenler,Rabbimiz Allah ile(hükümleriyle)oturup kalkmayanlar,ne verdiler bu insanoğluna ne verebildiler asırlardır???
hangi saçma,beşer hükümleri adalet getirebildi yeryüzüne?

zulümden,kandan,iğrençlikten başka???

Allah c.c'ın indirdikleriyle hükmetmeyen yöneticiler,ümmeti Allah ile kandıranlar varoldukça,dünyevi dertler,çileler,hastalıklar,Allah'ın azabı,helakı,cezalandırması bitmeyecek...

işte canımız Peygamberimiz bu dertle dertlenerek çıktığı hirasında;Rabbimiz Allah c.c dedi ki,'' adalet mi istiyorsun?insanlığın kurtuluşunu mu istiyorsun?insan hakları,kadın hakları,çocuk yetim,öksüz  hakları,yaşlı genç haklarımı istiyorsun? işte sana Hakk,adalet,hukuk..

.İSLAM...KUR'AN...SÜNNET...

Yeter ki hayatının merkezinde,kalbinde,amellerinde ALLAH olsun...Rabb olarak Allah'dan başkasını tanıma...

kurtuluş İslam'da,kurtuluş alakla dertlenmete,bu dertleri hayata yansıtmakta ve Kur'an ve sünnet ışığında ilminle,malınla,canınla cihad etmekte...
Cenâb-ı Allah SubhanehuTeâlâ ,düşünen,anlayan,yaşayan kullarından eylesin bizleri inşallah.

Yeryüzünde yeniden İslâm'ın hakim olması için,Allah'ın sözü en yüce olsun diye,evlerimizi hira yapıp,düşünerek,,cahil,veya günahkâr veya münafıklık alameti taşıyan birileri ! olarak girdiğimiz hiramızdan tevbe edip,şirklerden arınmış,tertemiz mü'minler olarak çıkmalıyız ki,hastalıklar bitsin,zaferler ümmetin lehine dönsün,Fetihler nasib etsin Rabbimiz...

bu yazımda, kurtuluşumuz için ,nefis terbiyesini, tevbe istiğfarı ön plana çıkararak yeniden, gerçekten iman etmeye davet ediyorum ümmetin erkeklerini de, kadınlarını da...

" ...Ey mü'minler,hepiniz Allah'a tövbe edin,umulur ki kurtuluşa erersiniz." Nur,31

Selam hidayete tâbî olanlara...


 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...


MD DİJİTAL