Mustafa İsmet Başboğa

Bilinci Bileylemek

Gaflete,gafilliğe,dalalete,nankörlüğe kapılmaktan ve bilinci bileyleyememiş olmaktan sana sığınırım.Ya Melik!Sahibi olduğum gençliğimi senin yolunda kullanmayı,şeytanın ve dostlarının musibet,saldırı,kötülüklerine karşı korunmayı ve sabır eyle…

30 Temmuz 2020 13:26
A
a

(Rabbim) Ustam, bıçağımı bileylerken bana yardım eyle; keskin olsun acı vermesin, işimizi temiz, çabuk ve hayırla görsün.Etkisini tam göstersin.Gücümüze güç katsın.Sürekli yeni ve bileylenmiş bir biçimde göreve hazır olsun.

Bilinç; insanın kendisini, çevresini ve olup biteni tanıma, algılama, kavrama, fark etme yetisi.

"Bilinç, kişiyi kişi yapan şeydir "

Bileylemek; Kesici aletlerin ağzını çark, zımpara, eğe, bileği taşı vb.nde keskinleştirmek, keskin duruma getirmek, kılağılamak, zağlamak
Peki ya bilinci bileylemek de ne ola ki?

İlk kez bu kavramı bilincini bileyleyen bir şair abimizden duymuştum.Kudüs hakkında yazdığı bir şiirde bilincini bileylerek yazdığını iddia etmişti bu şiiri.Üzerinde saatlerce ve günlerce düşündüm.

‘’Halilullah’’ bilincini bileylerek çıkmıştı yola.Hem de ne bilemek…Sahi ya bilincini ilk bileyen Hz.İbrahim(a.s) değil miydi?Çok sevdiği oğlu İsmail(a.s)’ın boğazındaki bıçağı değildi, bilinciydi.Doğrusu Hz.İsmail(a.s) da bıçak olmadığını biliyordu onun,bilinç olduğunun farkında olduğu için yatırdı o bıçağın altına boğazını..

Halilullah, İsmail'e yaklaştı ve şöyle dedi: "Ey yavrucuğum, seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Buna ne dersin?" İbrahim (a.s)'e teslimiyet abidesi halim bir oğul verilmişti. Babasına: "Ey babacığım, ne emrolunuyorsan yap! Sen, beni inşallah sabredenlerden bulacaksın" dedi. (Sâffât 37/102)
Hz.İsmail de bilincini bileylemişti..Teslimiyet ile sabır ile vahiy ile bilemişti…’’Ey babacığım,ne emrolunuyorsa yap!Sen, beni inşallah sabredenlerden bulacaksın’’demişti..Sahiden arkadaşlar bilinci bileylemek de bu değil miydi?

Her ikisi de bilincini bileylediği için Allah'ın bu teslimiyet,sabır imtihanını kazandı. Buna karşılık Allah onlara katından Cebrail ile bir kurban gönderdi.
"Biz oğluna bedel ona büyük bir kurban verdik. Geriden gelecekler arasında ona iyi bir nam bıraktık. İbrahim'e selam, dedik. Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. Çünkü o bizim mü'min kullarımızdandır." (Sâffât 37/107-111)

Allah bilincini bileyleyenlere selam ediyor,onları mükafatlandırıyor,ve mümin kullarının arasına ekliyor.Ne güzel bir bileyleme!Bileyledikten sonra kesmeyen,yaşatan hayat veren bir bileyleme!
 
“Onlara Âdem’in iki oğlu hakkındaki haberi gerçek olarak oku. Hani her biri birer kurban sunmuşlardı da birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. -Kurbanı kabul edilmeyen-, ‘Seni öldüreceğim’ demişti. O da, ‘Allah sadece muttaki olanlardan kabul eder. Andolsun sen beni öldürmek için bana elini uzatsan da ben seni öldürmek için elimi uzatmam. Ben âlemlerin rabbinden korkarım. Ben dilerim ki sen benim günahımı da kendi günahını da yüklenesin ve cehennem halkından olasın. Zalimlerin cezası budur’ dedi. Nefsi kendisini kardeşini öldürmeye yöneltti ve nihayet onu öldürdü; böylece ziyana uğrayanlardan oldu. O anda Allah bir karga gönderdi. Karga ona, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için yeri eşeliyordu. ‘Yazık bana, şu karga kadar bile olmaktan, kardeşimin cesedini gömmekten âciz miyim!’ dedi; sonunda da pişmanlık duyanlardan oldu” (el-Mâide 5/27-31).
Bilincini bileyleyen ve bileylemeyen farkı, ‘’Habil’’ ile ‘’Kabil’’ örnekliği var karşımızda…

Bilincini bileyleyen Habil Rabbine bir kurban sundu ve rabbi kurbanını kabul etti.Bilincini bileyleyemeyen Kabil Rabbine bir kurban sundu ve Rabbi kurbanını kabul etmedi.Bilincimizi bileyleyemediğimizde Rabbimiz kurbanlarımızı bile kabul etmiyor.

Habil bilincini bileyledi ve dedi ki; ‘’Andolsun sen beni öldürmek için bana elini uzatsan da ben seni öldürmek için elimi uzatmam.Ben alemlerin Rabbinden korkarım.’’ Kabil bilincini değil hırsını,nefsini biledi,keskinleştirdi!

Kabil’in bileylediği bilinci olsaydı o bileyleme kardeşini öldürtmezdi.Halilullah’ın biricik ve uslu oğlu Hz.İsmail’i kesmediği gibi….

‘’Nefsi kendisini kardeşini öldürmeye yöneltti ve nihayet onu öldürdü; böylece ziyana uğrayanlardan oldu. O anda Allah bir karga gönderdi. Karga ona, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için yeri eşeliyordu. ‘Yazık bana, şu karga kadar bile olmaktan, kardeşimin cesedini gömmekten âciz miyim!’ dedi; sonunda da pişmanlık duyanlardan oldu”

Nefsini,bilincini bileyleyemeyen Kabil örnekliği…’’Nefsi kendisini kardeşini öldürmeye yöneltti ve nihayet onu öldürdü; böylece ziyana uğrayanlardan oldu.’’
Bilincimizi bileyleyince ‘’Geriden gelecekler arasında ona iyi bir nam bıraktık. İbrahim'e selam, dedik. Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. Çünkü o bizim mü'min kullarımızdandır."

Şimdi seçim vakti...

Bilincimizi bileyleyip Rabbimizin bize ‘’selam edip,mükafatlandırmasını’’ mı istiyoruz?

Yoksa bilincimizi bileylemeyip,teskin etmeyip,dizginlemeyip,eğitmeyip ‘’ziyana uğrayanlardan’’ mı olmak istiyoruz?

Seçim yapmak için ‘’Üzgünüz Çok Geç Kaldınız!’’ demiyoruz.Henüz geç kalmadık.Ama acele etmemiz gerekiyor.
 
 
 
Subhanallah, Allahuekber, ya Tevvab, ya Gaffar, ya Vehhab olan Rabbimiz…

Gaflete,gafilliğe,dalalete,nankörlüğe kapılmaktan ve bilinci bileyleyememiş olmaktan sana sığınırım.Ya Melik!Sahibi olduğum gençliğimi senin yolunda kullanmayı,şeytanın ve dostlarının musibet,saldırı,kötülüklerine karşı korunmayı ve sabır eyle…


Ve biz Müslümanları ‘’bilincini bileyleyenlerden’’ eyle…

Doğrular Rabbimizden,yanlışlar bizdendir…

Selam ve dua ile..

Bilinçli kalınız…
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Paragraf Soru Bankası

MD DİJİTAL