Bir Müslüman Olarak Hilafeti Yeniden Düşünmek

Şimdi asıl problem İslam ümmeti bu durumu tersine çevirmeye muktedir mi?  Allah’ın emrini düştüğü yerden kaldırıp yeniden ihya etme azim ve kararlılığına sahip midir? 

28 Temmuz 2020 09:32
A
a
Hilâfet; Allah'ın indirdiği ile yönetimin uygulanış biçimi, Allah'ın Rasulü ile gönderdiği yönetim sistemidir. Zira Allah u Teâla şöyle dedi:

"Rasul size neyi getirdi ise onu alın, sizi neden nehyetti ise onu terk edin.” (Haşr: 7)

 “Onun emrine (getirdiği risalete) muhalefet edenler, kendilerine bir musibetin veya elim bir azabın gelip çatmasından sakınsınlar.” (Nur: 63)

Zira Allah, Rasulüne  indirdiği ile yönetmesini emretti: 

“Aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet (yönet) ve onların arzularına uyma, Allah'ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni saptırmalarından sakın." (Maide: 49)

Allah u Teâla, Rasulü’ne Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyi / yönetmeyi emretti;

“Muhakkak ki biz insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği biçimde hükmedesin diye sana Kitabı hak ile indirdik.” (Nisa: 105)

Bununla birlikte ona bunun keyfiyetini yani yönetim şeklini de gösterdi ki Allah, dinini fikir ve metod bütünlüğü içinde göndermiştir.

Yani emirlerini keyfiyetiyle ilgili hükümleri ile birlikte göndermiştir. Şöyle demiştir:

“(Ey ümmetler) Her birinize bir şer’iat ve minhaç/ metod verdik." (Maide: 48)

Rasulullah SallAllah u Aleyhi Vesellem, her hususta olduğu gibi  Allah'ın indirdikleri ile yönetirken de Allah'ın kendisine gönderdiğine yani vahye tabi oluyordu.

“De ki; Ben ancak Rabbimden bana vahy olunana tabi olurum.” (A’raf: 203)

Şu halde, Rasulullah SallAllah u Aleyhi Vesellem Allah'ın indirdiği ile yönettiği bir devlet kurduğuna göre, bu devletin kuruluşu, yönetim şekli, kamu hukuku ile ilgili tüm düzenlemeler ve mekanizmalar elbette ki vahye göre olmuştur. Bir başka ifade ile Hilafet, Rasulullah'ın SallAllah u Aleyhi Vesellem Efendimizin fiili sünnetidir.

“Ey Davud! Biz seni yeryüzünde bir Halife yaptık, o halde insanlar arasında hak ile hükmet (yönet). Heva ve hevese uyma." (Sa’d: 26)

"İsrail oğullarını nebiler siyase ederlerdi (yönetirlerdi). Bir nebi öldüğünde onu başka bir nebi takip ederdi. Benden sonra nebi yoktur, fakat bir çok Halifeler olacaktır. Oradakiler dediler ki: “Bu halde bize ne yapmamızı emredersiniz?” Dedi ki: “İlk biat edilene vefakar olun ve onlara haklarını veriniz. Çünkü Allah onlara da yönettikleri insanlara da haklarını soracaktır.”  (Müslim;  K.  İmara Bab 10 H.  No: 1842)

“Nübüvvet aranızda Allah’ın kalmasını istediği kadar kalacaktır. Sonra Allah onu kaldırmayı dileyince kalkacaktır. Sonra Nübüvvet metodu üzerinde Hilâfet olacaktır. Allah’ın dilediği kadar kalacak ve sonra Allah kaldırmayı dilediğinde onu da kaldıracaktır. Sonra eziyet çektirici bir otorite olacaktır. Allah’ın dilediği kadar kalıp Allah kaldırmayı dilediğinde onu da kaldıracaktır. Sonra despot bir yönetim olacaktır. Allah’ın dilediği kadar kalıp Allah kaldırmayı dilediğinde onu da kaldıracaktır. Daha sonra da Nübüvvet metodu üzere Hilâfet olacaktır.” Sonra sustu." (Ahmed b. Hanbel, Müsned Kufiyyîn, 17680)

Yukarıda ayet ve hadislere şer’i vakıasını ifade etmiş olduğum Hilafet makamı 3 Mart 1924 de batılı kâfirlerin çeşitli oyunları ile ilga edildi.

Hilafetin ilgası ile Müslümanların neleri kaybettiklerini ise söylemeye gerek duymuyorum. İslam ümmetinin hali zaten bu durumun tefsiri niteliğindedir.

Aydın akıllar, Müslümanların acılarını hisseden kalpler bunları açık bir şekil görmektedir.

Şimdi asıl problem İslam ümmeti bu durumu tersine çevirmeye muktedir mi? 

Allah’ın emrini düştüğü yerden kaldırıp yeniden ihya etme azim ve kararlılığına sahip midir? 

Eğer cevabınız “HAYIR” ise sizleri aşağıdaki ayeti tekrar tedebbür etmeye davet ediyorum.

“Allah, sizlerden iman edip salih amel işleyenlere, kendilerinden öncekileri halife/sahip ve hakim kıldığı gibi onları da yeryüzüne halife/sahip ve hakim kılacağını, onlar için beğenip seçtiği dini (İslâm'ı) onların iyiliğine yerleştirip koruyacağını ve (geçirdikleri) korku döneminden sonra, bunun yerine onlara güven sağlayacağını vâdetti. Çünkü onlar bana kulluk ederler; hiçbir şeyi bana eş tutmazlar. Artık bundan sonra kim inkâr ederse, işte bunlar asıl büyük günahkârlardır.” (Nur: 55)
 
Eğer cevabınız “EVET” ise  

"Yapacağınızı yapın. Allah da, Peygamberi de,  Mü'minler de yaptıklarınızı görecek ve gizli olanı da açık olanı da bilene döndürüleceksiniz. O size yapmakta olduklarınızı bildirecek." (Tevbe-105)

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...


MD DİJİTAL