Hacı Ali DOĞAN

1975 Adana doğumlu.İmam Hatip Mezunu. Organizatörlük, Gazetecilik ile Web Hosting hizmeti uğraştığı alanlardan sadece birkaçı. Hayata bakışını özetleyen cümle:"HAYAT İMAN VE CİHATTIR GERİSİ TEFERRUATTIR."

Bitmeyen Süreç: 28 ŞUBAT

Savcısı olduğunuz Ergenekon sanıkları şuan özgür.. Düşmanı olduğunuzu iddia ettiğiniz Paralel Devlet Yapılanması nam-ı diğer FETÖ mensupları partinizin il ve ilçe başkanlıklarında keyif çatıyor ve en acısı 28 Şubatın derin aktörlerinden içerde olan hiç kimse kalmadı. Buna mukabil zindanlar 28 Şubat mağduru Müslümanlar ile dolu.

28 Şubat 2016 14:09
A
a
Bin yıl süreceği iddia edilmişti. Bu sözü söyleyen adam ne sosyoloji biliyordu ne de tarih.. Müslümanları da zerre kadar tanımıyordu. Bildiği tek şey emir aldığı küresel despotizm imparatorluğundan ulufe kapmak idi.

Mecburi askerlik hizmeti için düzenlenen yemin töreninde oğlunu izlemek isteyen annenin başörtüsüne bile tahammülleri yoktu. Okulunu birincilikle tamamlamış gencecik kızın değil ödülünü almak konuşması bile yasaktı. Ağzının kapatılarak sahneden atılması gerekiyordu. Öyle de yapıldı. Bir kentin ortasından baasvari bir kafa ile tanklar yürütülebiliyor ve “balans ayarı yapıyorduk” denilerek milletle dalga geçilebiliyordu. Yazarlar gazeteciler askeri helikopterlere bindirilir, Askeri kamuflaj giydirilir ve darbeci paşaların ne kadar muktedir ve zorba olabilecekleri aynel yakin hisettirilebilirdi.

Darbeci aydınlar marifeti ile kurulan ikna odalarında başörtülü kızlarımız ya başörtülerinden vazgeçmeye veya  eğitim öğretim hayatlarının sona ermesini kabule zorlanırlardı.

Adı Kız İmam Hatip Lisesi olan bir okulda kız öğrencilerin başörtülerini okula girerken çıkarmaları istenir ve dönemin derinlerin adamı okul müdürünün özel talimatı ile kapıya nöbetçiler yerleştirilirdi.  İtiraz eden öğrenci velileri de çeşitli tarz ve yöntemler ile tehtid edilir, kimi veliler kızlarını kısmen daha özgür okullara geçiş yaptırmak zorunda kalırlardı. Ve daha neler neler..

Bugüne bir bakalım..

AK Parti’nin iktidara gelmesi ile birlikte bir takım iyileştirmelerin yapıldığı muhakkak. Ancak katıldığı bir şiir yarışmasında birinci olan ve 27 Kasım 2007 tarihinde düzenlenen ödül töreninde başörtülü olduğu gerekçesi ile ödülü verilmeyen Tevhide Kütük adlı kızımızın ağlatılması dönemin ilçe milli eğitim müdürünün umurunda değildi. Bahse konu ilçe milli eğitim müdürü ve dönemin ilçe garnizon komutanı hak ettikleri cezaları aldılar mı? Yoksa terfi mi ettirildiler? Kamuoyu bu sorunun cevabını merakla bekliyor.

Öte yandan 28 Şubat döneminin bittiğinin söylendiği bu günlerde zindanlarda çile dolduran mağdurların ve ülke dışında yaşamaya mahkûm edilmiş mazlumların gasp edilmiş hakları için bu hükümet ne zaman harekete geçmeyi düşünüyor? Ya da hükümet erkanının böyle bir gündemi var mı?

Mademki 28 Şubatta büyük acılar çekildiği dillendiriliyor, mademki 28 Şubatta büyük hukuksuzluklar yaşandığı ifade ediliyor ve mademki 28 Şubat bir zulüm süreci idi, o halde içeride ve dışarıda mağdur edilen yüzlerce insanın hakları neden iade edilmiyor?

 Neden toplumun kanaat önderleri –örneğin Şahımerdan Sarı hoca- hala bir terör örgütü lideri gibi lanse ediliyor? Neden Allah’a kul olmaktan başka gayeleri olmayan ve tek suçları ellerindeki “vasat” isimli aylık İslami fikir dergisi olan mütedeyyin insanlar “terör örgütü” yaftasını üzerlerinde taşımak zorunda kalıyorlar? Ve neden bunca zulmün hala devam etmesine Müslüman olduklarını iddia eden hükümet erkânı sessiz ve lakayd davranıyor?

Eğer Egenokan’a savcı olan sizler, iktidar erki elinizde iken 28 Şubata avukat olmazsanız, zindanlarda haksız yere tutulan insanların, ülke dışında hicret hayatı yaşamak zorunda bırakılan ve terör örgütü yaftasını üzerlerinde taşımak zorunda kalan insanların avukatları olmazsanız, biliniz ki mahşerde o mazlumların ve mahrumların avukatları melekler olacak. Ve o melekler sadece zalimleri değil, zulme çanak tutan, zalime dersini vermeyen sizleri de dava edecek. 

Savcısı olduğunuz Ergenekon sanıkları şuan özgür.. Düşmanı olduğunuzu iddia ettiğiniz Paralel Devlet Yapılanması nam-ı diğer FETÖ mensupları partinizin il ve ilçe başkanlıklarında keyif çatıyor ve en acısı 28 Şubatın derin aktörlerinden içerde olan hiç kimse kalmadı. Buna mukabil zindanlar 28 Şubat mağduru Müslümanlar ile dolu.
Daha ne kadar mazlumların ve mahrumların sesine kulaklarınızı tıkayacaksınız?

FE EYNE TEZHEBÛN..

Nereye bu gidiş?

Nereye kadar?


1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...



Paragraf Soru Bankası

MD DİJİTAL