Epik Gavur Havası

Aliterasyonik bir dize, senfonik bir uyum? Liberte, egalite, fraternite "Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik"

16 Ekim 2020 18:38
A
a

Baba, Oğul, Ruhül kudüs… Kilisenin varlık nedeni bu temel dayanaklar üzerinden haçlı savaşları, mezhep savaşları engizisyonlar… Sonuçta milyonlarca ölüm, yıkım asırlar süren savaşlar… Dramın mimarları, barış ve merhametin sembolü İsa (as) üzerinden kendilerine meşruiyet kazandırıyorlardı.

1789 Fransız İhtilalinin Liberte, egalite, fraternite "Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik" deyip akıl bayramlarını kutlayanlar, Yunanın pagan (müşrik) mitoloji -Prometheus- üzerinden intikam alıyorlardı… Merkezi imparatorlukların yıkılması, ulus devletlerin kuruluşu, sonuçta sonu gelmeyen savaşlar, yıkım ve ölümler…

Aliterasyonik bir dize, senfonik bir uyum? Liberte, egalite, fraternite "Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik"

Epik bir gâvur havası kokuyor.

1908’ de İttihat ve Terakki cemiyetinin sloganı "Hürriyet (Özgürlük), Müsavat (Eşitlik), uhuvvet (Kardeşlik)" idi. Yer gök inliyordu. Hürriyet, eşitlik kardeşlik!… İttihatçılar bu sloganlarla iktidara gelirken, biz bu sloganları ata ata birinci cihan harbine girdik. Yüzyıldan fazladır girdiğimiz bu türbülanstan çıkamıyoruz.

Bugünün sloganları:

İleri demokrasi, insan hak ve özgürlükleri, eşitlik!…

Bunu çığırtan insan, “kesinlikle iyidir" şeklinde bir pozitif önyargı var. Aydınların, siyasetçilerin dilinde aynı nakarat; İleri demokrasi, insan hak ve özgürlükleri, eşitlik!…

Güç devşiren her yönetim, meşruiyet için toplumsal kabulü yüksek parlak sloganlar kullanmadan direk zor kullanamaz. Mutlaka gerekçe gerekli… Irak’a demokrasi getiren ABD, Suriye’ye şeraiti getiren DEAŞ/İŞİD, faili meçhul tüm nahak olaylarda potansiyel stepnelik şüpheli görülen Kürtlere özgürlük getiren PKK…

Tüm süreçlerde başarı dozajı yüksek dramlar, acılar, ölümler gözyaşı hikâyeleri… Kaybeden bütün bir insanlık.

İşin esası şu:

Uzunca bir zaman önce anlamı var eden “Kadir-ül Mutlak” ontolojik yasa, “Tanrı” tasavvuru ile felç edildi. Dimağa, gökte oturan, vicdanlarda tutuklu, hayatın zerresinden bihaber, borsa endeksini okuyamayan, mezarlıklar hâkimi bir tanrı oturdu.

Olan, tanrılaştırılan her nesne üzerinden güç devşirme mücadelesinden başka bir şey değil.

Hazzı kutsayan yeni model insanı, ölümün yalın ve kavi havasını öteleyerek ölümü öldürdü. Ahiret bilinci ruhban sınıflarının insafına terk edildi.

Pragmatizm teorili, oportünist tutumlu, korku ve nefret teolojisi üzerine kurgulu bu terminatör; cesaret- merhamet üzerinde yükselen adil hayatın sulh duvarını yok etti. Yeni nihilist bilinç, yok olmama adına yok etmek gerektiğine inandı.

Öldürdükçe acımasızlaşan, gözyaşı yoğunluğu arttıkça firavunlaşan, ezdikçe karuni kahkahalarla coşan, nihayetinde tanrılığa soyunan, öldürmeyi kutsayan, mevcut nihilist terör, post-politik bir iklimin antitezidir.

Terörizm, modernlik öncesi bir kültürün modern kültüre sirayet etmesi değil, bizatihi modern inşanın ürettiği veledi zinadır. Bütün şeytani mahareti, sömürgecilik siyasetinin kolonyal dip kültür tecrübesidir. Bunun adının ileri demokrasi olması, özgürlük ve eşitlik olması abrakadabradan başka bir illüzyon değil.

Kömür gücünün yükselişiyle, onun üretimini yöneten Batı, enerji sistemlerini yönetme, kullanma, durdurma becerisini kazandı. Bu Batının ilk kitle demokrasilerini inşa etmek için kullandığı bir tehditti.

Petrol, Batı’ya bir seçenek sundu ve onunla birlikte yeni bir siyaset biçimi doğdu. Petrol, merkezi nesnesi –ekonomi– sonsuz büyümeyi muktedir gören, güçlü olanın haklı gösterilebileceği, etik siyasal duruşlardan arındırılmış, hayatın her alanına nüfuz eden münafık politik-Poli(çok) Tik(yüz)- yaşamı sundu. Bu yaşam biçimi Orta Doğu’nun demokratik olmamasına bağlı bir hayat biçimiydi. Ve bizatihi bu demokrasi terörden beslenmek durumundaydı.

Biz Batıda pişirilip önümüze konulmuş demokrasi terörünün sonuçlarını yaşıyoruz. Arap baharını demokratik talepler, Irak işgalini demokrasi getirme, gezi darbe provasını ileri demokrasi olarak dillendirmek, tamda şarkta kan oldukça batı vampirinin hayatına devam etmesi demekti.

Batı, kolonyal mirası -büyük çoğunluğu Müslüman coğrafya- kendi varlığına göre tasarlayıp, kendi hayatına göre kalıba dökmeyi, kendi modernist kategorilerine göre sınıflandırmayı ve "medenileştirmeyi (!) ve demokratikleştirmeyi (!)", geleneği olarak kabul etti.

Bunu envaı çeşit silah gücüyle ve maddi imkânlarıyla yaptı. Aksi takdirde DAEŞ ve PKK’nın varlığı mümkün müydü?

Yerinden yurdundan edilen milyonlarca insan, vahşi katliamlar, hümanist çığlıklar eşliğinde “Barış” setresiyle şeytanca sömürülürken bunun adı demokrasi oldu…

Aydın paradigması tamda burada paradoksal hal alıyor. Bütün ilerlemeci tarih kuramlarına rağmen öldürmeye kodlu terminatör batı demokrasisinin sulh ile geçilmiş bir devrisaadeti var mı ki İnsanlığa barış getirebilsin? Yeri gelmişken İslami değerlerden soyutlanmış bir Türklük üzerine kurulu Kemalizm’in, İslamsız bir kürtlüğe desteği bu ontolojik dip akıntıdan doğuyor. Demokrasinin laiklik olmadan olamayacağını iddia edenlerin zihinsel arka planı bu bizantinist kurgularla örülü.

İslami değerler üzerinden demokrasi özgürlük eşitlik güzellemesi bizatihi İslami istismardır. Kim yapıyorsa, esasında din üzerinden güç devşirme peşindedir.

İslam değerler manzumesi; ideolojileri ve dolanımıyla demokrasi, parti, sivil toplum, vakıf ve dernekçilikle vatandaşlık yapmanın çok ötesinde köklü bir ontolojiye sahip.

Liberal Demokratik hayat ile İslami değerler aşısı abdestli kapitalizmi üretmiştir ancak.

Fosil ekonomi ürünü demokrasi ile mücadele için akıl tutulmalarından kurtulmak birinci şart. Halihazırdaki profan İslam anlayışıyla, dini bütün adalet tesisi mümkün değil. Hazzı huzura tercih, rızkın peşinde olmaktan öte Rezzak’ın “Kadir-ül Mutlak”lığına iman ile başlar. “ İnsanın insanın kurdu olduğu”na insanı inandırmış terörist demokrasinin ileri aşaması özgürlük ve eşitlik getirecektir. Doğru! Bazıları biraz daha eşit, bazıları biraz daha özgür! Dimağdan bu kusmuğu sökmeden sahih düşünmenin kodlarını yakalayamayız.

Önce bu doktrinel simyanın akıl tutulmasından kurtulmak gerek.

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Paragraf Soru Bankası

MD DİJİTAL