Mustafa İsmet Başboğa

Fijitalleşme’nin İnsan Tipolojileri

Bir “Tanrı” ve o “Tanrının Çağı” olarak ele aldığımız fijitalleşme meselesinin ikinci yazısından selamlar ve saygılar. Aslında bu başlığı çok büyük tereddüt altında atıyorum. Bu yazının başlığını gördüğünüzde “ortaya bir Tanrı ortaya attın, bu Tanrı’nın ‘dinini’ anlatman gerek” şeklinde düşündüğünüzü hissediyorum.

13 Haziran 2020 00:22
A
a

Bir “Tanrı” ve o “Tanrının Çağı” olarak ele aldığımız fijitalleşme meselesinin ikinci yazısından selamlar ve saygılar. Aslında bu başlığı çok büyük tereddüt altında atıyorum. Bu yazının başlığını gördüğünüzde “ortaya bir Tanrı ortaya attın, bu Tanrı’nın ‘dinini’ anlatman gerek” şeklinde düşündüğünüzü hissediyorum. Lakin bir Dini tanımak için önce onun Tanrı/İlah’ını, sonra nasıl bir insanlık oluşturmak istediğini, bu insanlığı oluştururken yardımcılarının kim olduğunu ve en sonda o dini anlatmam gerektiğini düşünüyor yazıma başlamak istiyorum.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Yaşadıkça daha da çok hissedeceğimiz “fijitalleşme çağı” bukalemun misali renk değiştiren bir kapitalizmin hayatımıza daha da çok dahil olacağı, bizi esir almanın ötesinde bizi köleleştireceği, insanın “düşündükçe değil, onun yerine düşünen teknolojinin kabulünü onayladıkça” var olacağının iddiası, üst aklın “insanı bilgisayarlaştırmaya çalıştığı” ve amacının “insanın bir çok tipolojiden sadece iki tipolojiye” indirgenmesi gereğini savunduğu bir çağ olacaktır.
 

Tarihsel süreci incelediğimizde insanın sürekli olarak “tipolojiler” ile açıklanması yadsınamaz bir gerçektir. Northwestern Üniversitesi’nde yapılan ve uluslararası bilim dergisi olan Nature Human Behaviourda yayımlanan bir araştırmaya göre 4 insan tipolojisi (Vasat Tipler/İçe Kapanıklar/Rol Modeller/Ben Merkezciler) ortaya konulmuştur. İslam’a göre ise birçok tipoloji mevcuttur. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim içerisinde de Rabbimiz vahiylerinde bir olayı bize daha iyi kavratabilmek için “tipolojiler” (Salih/Muttaki/Muvahhid/Nemrut/Firavun/Haman/Karun vb.) kullanmaktadır.
 

Tarih boyunca tipolojilerle anlatılan İnsan; seküler bakış açısıyla; “beyin gücünün farkında olan, iş birliği yapabilme yetisine sahip olan memeli” olarak ifade edilen “sapiens” türüdür.
 

İnsan’ı, İslami anlamda tanıyabilmemizin tek yolu ise onu yaratana, Allaha ve bildirilerine başvurmak, Kur’ân-ı Kerim’in açıklamalarını öğrenmektir. İnsan; Allah’a ibadet amacıyla topraktan yaratılan bir varlıktır. İnsan, Kur’an-ı Kerim’in birçok yerinde açıklandığı üzere (Bakara 30, En’am 165, Fatır 39) yeryüzünde halife kılınmıştır. İnsan, özgür iradesini kullanarak Allah’ın insanlar için koyduğu yasaları, onun vekili olarak uygulayacak ve uygulatacak soylu bir varlıktır.
 

Yazdıklarımızdan sonra başlık içerisinde zikrettiğimiz “İnsan Tipolojilerini” merak edenler olacaktır. Biz de yazımızda Murat Dağıtmaç ve Okan Özbay’ın yazdığı Dijital Haçlı Seferleri kitabında “Robotlar daha da insanlaşırken, irfanını ve ruhunu kaybeden insan acaba neye dönüşüyor?” sorusunun içine “fijitalleşme” meselesini de koyarak cevap bulmak, insan’ın neye dönüştüğüne/dönüştürülmek istendiğine dair “İki İnsan Tipolojisi” ortaya koymak istiyoruz.
 

Fijitalleşme’nin ortaya koyduğu insan tiplerinden ilki olarak ele alacağımız “Ehvalaşmış İnsan”:

Kur’an-ı Kerimde sıkça karşılaştığımız “heva” kelimesinin çoğulu olan ehva; inanç ve davranışlarını beşerî görüş ve arzulara göre oluşturanlar anlamında bir tabirdir. Tarafımızca Ehvalaşmış İnsan burada kendisini “Homo Deus(Tanrılaşmış/Kişileştirilmiş İnsan)” olarak görmektedir. Ehvalaşmış insanın; tarihsel süreci şeytan ile başlamış, kimi zaman Firavunlar, kimi zaman Nemrutlar, kimi zaman Ebu Cehillerle devam etmiş, günümüzde ise bilim ve teknolojiyi tek gerçeklik olarak kabul eden ve kendilerini yeryüzünün efendileri sayan kişi/kişiler/şirketler/aileler nezdinde devam ettirmektedir.
 

“Gördün mü hevasını ilah edinip Allahın bir ilim üzerinde saptırdığı, kulağa ve kalbi üzerine mühür koyup görme gücünün üzerine de perde çektiği kimseyi? Artık Allahtan sonra onu kim hürriyete erdirir? Düşünüp hatırlamaz mısınız?” (Casiye/23)
 

Bu ayetten anlaşılacağı gibi kişi/kişiler arzularını, nefislerinin tutku ve eğilimlerini kısaca hevalarını ilahlaştırdıkları zaman sözde bilimsel “zanlar”dan kaynaklanan bir bilgi üzerinde sapıtmakta, kulağı ve kalbi mühürlenerek gerçekten görme işlevini yitirmektedir. Böyle kişilerin artık doğru yola gelmesi mümkün değildir. Kur’an bu kişilerden söz ederken “ehva” kelimesini kullanır. Öyle ki inanç ve davranışlarını beşerî görüş ve arzulara göre oluşturan bu kimselerin her birinin hevasının diğerlerinden ayrı ve farklı olduğunu gösterir. Demek ki hevalarına uyan kişi/kişiler/şirketler/aileler’in egemen olduğu bir dünyada hevaların çatışmaması ve bunun sonucunda fitne, fesat, zulüm, haksızlık, rekabet ve öldürmelerin merkezi haline gelmemesi mümkün değildir. O kadar ki bunlar arzu ve heveslerine sınır koyamayacak kadar ihtirasa bürünürler. Nihayetinde kontrol edilemez ve meşru sınırlarda
tutulamaz ve çok zararlı sonuçlara, belki de insanın yok oluşuna sebep olacaklardır.
 

Diğer bir tipoloji olarak ele aldığımız “faydasız insan” meselesine gelirsek; her şeyin “pragmatist” fayda merhalesinde değerlendirildiği bu çağda insanlığın büyük bir kısmının ‘faydasız’ sayılması neticesinde ortaya çıkan insan tipolojisidir. Serdar Kuzuluoğlu ile yaptığı bir röportajda Yuval Noah Harari; insanın faydasızlığını açıklarken; siyasi, askeri ve ekonomik olarak insanın “faydasız” hale geleceğini, bunun da yapay zeka ve robotların insanın tekelinde olan işleri daha iyi yapması sonucunda gerçekleşeceğini, insanın bir çok alanda faydasız hale geleceğini söylemekte ve sadece işsiz kalacağımızı değil; ‘istihdam edilmesi mümkün olmayan’ yeni ve geniş “faydasızlar sınıfına” dahil olabileceğimizi, oluşturulmak istenen “faydasız insan” tipinin hatipliğini yapmaktadır.
 

Tam da bu oluşturmak istenen insan tipolojilerini anlatmaya çalışırken aklıma bir film geliyor. Yönetmenliğini ve senaristliğini Neill Blomkamp’ın yaptığı 2154 yılını konu alan Elysium:Yeni Cennet filmi aslında izleyicisine bu anlattıklarımıza dair bir şeyler sunuyor. Yegane iki sınıfın çatışması (Ehvalaşan İnsan/Faydasız İnsan) temel alınan bu filmde yeni oluşacak “ehvalaşmış insan” güruhu teknoloji alanında üst düzey bir gelişim gösteren gezegenlerinde lüks içerisinde yaşarken; “çürümüş dünya” da geri kalan kalabalık yani “faydasız insan” sınıfı yaşamaktadır. Elysium diye tabir edilen yer; yoksulluğun, savaşın ve ölümün olmadığı “ehvalaşmış insan”ın hayallerini/hedefini anlatıyor gibi. Dünya da yaşayan “faydasız insan” kesimi ise; savaşın, hırsızlığın, hastalıkların, işsizliğin ve fakirliğin olduğu ve insanın hiçbir işe yaramadığı, işe yarasa bile Elysium’u daha da güzelleştirmek ve geliştirmek için var olan “faydasız insan”ı anlatıyor.
 

Yeni dünya efendilerinin düşünce altyapılarında bulunan yeni dünya düz1eninin(fijitalleşme çağının) bir ön çağrışımı niteliğindeki Elysium:Yeni Cennet filminin tasarımı veya benzeri
tasarımların(tuzakların) kendi ayaklarına dolaşması muhakkaktır. Zira Rabbimiz bu tür tuzak sahiplerinin akıbetini yüce kitabında bildirmektedir. Tıpkı Mekke müşriklerinin(ehvalaşanlarının) peygamberimize kurmak istediği hileli tuzakların bir benzerini bütün insanlığa kurmaya çalışan çağın ehvalaşan efendilerinin aynı akıbetle yüzleşmeleri “sünnetullah” gereğidir.
 

(Ey Resulüm!) Hatırla o vakti ki; inkârcılar seni tutup bağlamaları (ve hapse atmaları) veya öldürmek (suretiyle Senden kurtulmaları, ya da Seni ülkenden çıkarıp) sürgüne yollamaları için, aleyhinde tuzak kuruyor (ve hesap yapıyorlardı) . Onlar sana bu hileyi düşünürken, Allah da onlara tuzak kuruyordu. (Sana hicret emri vererek; Medine’ye gitmeni ve İslam devletini kurarak geri dönüp Mekke’yi fethetmeni ve müşrik düzenlerini tepelemeni kolaylaştırıyordu.) Doğrusu Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.
(Enfâl Suresi 30. Ayet)
 

Biz de sözlerimizi, İslam ulemasının geleneğine uyarak tamamlamak istiyoruz. Bu yazı da isabetli, iyi, güzel ve doğru olan ne varsa Allah’a aittir; yakışıksız, isabetsiz ve yanlış ne varsa şahsıma aittir.
 

Yine de her şeyin en doğrusunu Allah bilir.
 

Mustafa İsmet Başboğa

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...


Ahmed Yasin
MALCOM X