Gölge

Hiçbir serinliği olmayan ,alevlerin sıcaklığından korumayan tam aksine arttıran bir gölge…Yani aklın ve vicdanın kara, kapkara hale gelmesi…

13 Ağustos 2020 01:19
A
a

 Milattan önce 427-347 yılları arasında Atina’da yaşamış, hepimizin ismini bu zamana kadar muhakkak duyduğu, gerçek ismi Aristokles olan fakat felsefede Platon veya islam dünyasında Eflatun olarak bilinen bu ünlü filozof bizlere batı felsefesinin temel taşlarını oluşturan kıymetli eserler bırakmıştır. Özellikle siyaset felsefesinde yeri doldurulamaz bir öneme sahiptir. Bırakmış olduğu eserlerinde her zaman ilham alınacak, günümüze uyarlanabilecek, üzerinde tartışabileceğimiz konulara, kavramlara yer vermiştir.


Platon’un’’ mağara alegorisine’’ göre(mağara alegorisi  devlet adlı eserinin yedinci kitabında yer alır); felsefeden yoksun olanlar, bir mağarada bağlandıkları için yalnızca tek yöne bakabilen, arkalarında ateş ve önlerinde bir duvar bulunan bu insanlar hayatları boyunca sadece dışarıda olan bitenlerin mağara duvarına düşen gölgelerini görebilirler.

Duvar ile mahkumlar arasında hiçbir şey yoktur. Gördükleri tek şey, ateşin ışığı ile duvara vuran kendi gölgeleri arkalarındaki nesnelerin gölgeleridir. Kaçınılmaz olarak bu gölgeleri gerçek kabul ederler ve gölgelerin kaynağı olan nesnelere ilişkin hiçbir fikirleri yoktur ve doğal olarak bu insanların gerçekliği yalnızca "gölgelerden" ibarettir .

Sonunda birisi mağaradan kaçıp gün ışığına çıkmayı başarır(zincirlerini kıran o insan; düşünen, sorgulayan insanın ta kendisidir.), ilk kez gerçek şeyleri görür ve o zamana kadar gölgelere aldandığının farkına varır. Tekrar mağaraya inip mahkum arkadaşlarına hakikati anlatıp çıkış yolunu göstermeyi görev bilir; ama onları ikna etmekte güçlük çekecektir. Çünkü gün ışığından geldiği için, gölgeleri onlardan daha bulanık görecek ve arkadaşlarına, kaçıştan öncekine göre daha ahmak görünecektir dolayısıyla bu insanlara hakikati anlatmak pek kolay olmayacaktır . Onlar için tek gerçeklik duvara yansıyan gölgelerdir bu yüzden zincirlerini kırıp dış dünyayı görmüş olana inanmazlar hatta dış dünyanın onu yozlaştırdığını düşünürler ve bu yüzden zincirleri kırmaya ve mağaradan çıkmaya şiddetle karşı gelirler…

Gölge kavramı kullanıldığı bağlama göre anlamlar alır. Bu kimi zaman olumlu kimi zamanda olumsuzluk içerir.Kimi zaman geçiciliği,kimi zaman silikliği,kimi zaman koruyuculuğu,kimi zaman da felaketi çağrıştırır.

Babasını kaybeden bir yetim ‘’gölgen yeterdi’’der babasına. Gölgeye benzetir geçici dünya hayatını Hz Ali (r.a).Kimi zaman uzar,kimi zaman kısalır.Sen onu yakalamak istersin kaçar senden,sen ondan kaçmak istersin kovalar peşinden.
Bazıları kim bilir kimin diktiği bir ağacın gölgesinde ferahlar,bazıları gölgede kalır ömrü boyunca büyüyemez,gelişemez,güdük,kısa ve sığ kalır ömrü boyunca.Sinsi bir gölge gibi hareket eder münafık tipler,dilediği her şeyin şeklini alabilir.Gölgesinden menfaat temin ettiği her ne ise zarar verir,yok eder, ihanet eder…
Mücrimler Cehennemin ateşinde yanarken gölgeliklerde nimetler içindedir  Mü’min’ler.
Ama gölgelerin en kötüsünü Yüce Rabb’imiz’in Mürselat Suresi 29-34. Ayetlerinde görüyoruz. Üç Şubeli gölge….

٢٩ ﴾اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى مَا كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَۚ ﴿
٣٠ ﴾اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى ظِلٍّ ذ۪ي ثَلٰثِ شُعَبٍۙ ﴿
٣١ ﴾لَا ظَل۪يلٍ وَلَا يُغْن۪ي مِنَ اللَّهَبِۜ ﴿
٣٢ ﴾اِنَّهَا تَرْم۪ي بِشَرَرٍ كَالْقَصْرِۚ ﴿
٣٣ ﴾كَاَنَّهُ جِمَالَتٌ صُفْرٌۜ ﴿
٣٤ ﴾وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ ﴿

Haydi yalan saydığınız azaba doğru ilerleyin!  Gölgelendirmeyen, ateşe karşı da bir faydası dokunmayan üç bölüklü bir gölgeye doğru yol alın. O, kütükler kadar, koca sütunlar kadar kıvılcımlar fırlatır.Hakkı yalanlayanların o gün vay haline! (Mürselat 29-34)
 
Kendilerine verilen onca nimetlere rağmen Hakk’ı yalanlayanların kendilerini bekleyen Cehennem ateşine  her saniye ilerledikleri üç şubeli gölge…
 
Gölgeleme ve karartma çabası.Hakikati karartma çabası.Hakk’ın batılla örtülmesi…

Mücrimleştin.Allah’ın sana sunduğu tüm nimetlere rağmen ısrarla yalanladın…
 
 
Peki nedir bu ‘’Üç Şubeli Gölge’’?
 
Şube,aynı kaynaktan gelip sonra ayrılmış olan dallar demek.
 
  • Hesap gününü gölgeleme ve karartma çabaları
 
اَلَّذ۪ينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۜ
 
O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay hâline!(Mutaffifin 11)
 
  • Tarihi karartma,anı mutlaklaştırma,helak olan kavimlerden ibret almama,kendisinden öncekilerim hata ve günahlarından ders çıkarmama ve bunları eskilerin masalları olarak görme…
اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا قَالَ اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ
 
Kendisine ayetlerimiz okunduğu zaman: "(Bunlar) Eskilerin uydurma masallarıdır (Kur’ani hükümler, günümüzde gereksiz ve geçersiz olan çağdışı kurallardır) " diyen (kimselere yüz verme ve üzülme).(Kalem 15)
  • Yeniden dirilişi inkar.Değersiz bir sudan yaratılıp,verilen onca nimetlere rağmen yeniden dirilişi inkar…
 
وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ وَكَانَ عَرْشُهُ عَلَى الْمَٓاءِ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلاًۜ وَلَئِنْ قُلْتَ اِنَّكُمْ مَبْعُوثُونَ مِنْ بَعْدِ الْمَوْتِ لَيَقُولَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ 
 
 
Sizi imtihan edip hanginizin daha güzel amel işleyeceğini ortaya çıkarmak için gökleri ve yeri altı günde yaratan O’dur. Arşı ise daha önce su üzerinde idi. Buna rağmen şayet: “Siz öldükten sonra kesinlikle diriltileceksiniz” diyecek olsan, inkâra saplananlar muhakkak: “Bu düpedüz bir büyüden başka bir şey değil” derler.(Hud 7)
 
Bu gölgenin özelliği nedir?
 
Hiçbir serinliği olmayan ,alevlerin sıcaklığından korumayan tam aksine arttıran bir gölge…Yani aklın ve vicdanın kara, kapkara hale gelmesi…
Gölgenlere dikkat, gölgeleneceğiniz ve kimin gölgesine sığınacağınıza dikkat.Gölgeler,kurtuluşun,serinliğin , güvenin  ve mutluluğun sebebi olduğu gibi Cehenneme sürükleyen üç şubeli gölgelerden de olabilir.hangi gölgelikte gölgeleneceğiniz sizin takdiriniz.Tıpkı sonuçlarına sizin katlanacağınız gibi.
 
Selametle kalın.
Aklı Selim,Kalbi Selim,Hissi Selim ve Zevki Selim…
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...


MD DİJİTAL