İstanbul Sözleşmesi Neden İptal Edilmeli? Maddelerin Analizi

Bu topraklar bizim! 'Yallah Arabistana' diyerek klişe sloganlarla konuştuğunuz günlerden, sözleşmeleri elinize sıkıştırıp 'haydi hem sizin hem de Arabistan'lı kukla idarecilerin sahibi olan Avrupa'ya!' dediğimiz günlere doğru ilerliyoruz. Az kaldı, bekleyin..

7 Ağustos 2020 15:41
A
a
İstanbul Sözleşmesi üzerine hararetli tartışmalar sürdürülmeye devam ediyor.
Savunanlar genelde sloganik klişe argümanlarla savunurken, karşı olanlar her türlü bilimsel, ilmî argümanlar ve analizler yapıyor.
Fakat buna rağmen müthiş bir algı manipülatörlüğü yaparak ''karşı olanlar yobaz!'', ''karşı olanlar okumuyor!'', ''karşı olanlar hiç okumamış!'' gibi akıl dışı yorumlar yapabiliyorlar.
Halbuki karşı olanlar neye karşı olduklarını çok iyi biliyor, onlar da bunun farkında. Hadi gelin birkaç maddenin analizini yapalım: 

1-Aile Fertlerinin karşılıklı sorumlulukların ortadan kaldırarak keyfi hareket etmelerine,aile yuvasının birbirine eş değil de birbirine rakip oldukları algısını empoze ediyor. Evli bir kimsenin yabancı bir erkekle rahatlıkla ilişki yaşamasına müsaade ediyor. Buna ‘namus’ kavramıyla karşı durmaya çalışacak kocayı da evden uzaklaştırıp nafakaya mahkum bırakıyor. Yine gayrı meşru bir ilişki yaşayacak kız çocuğuna namus kavramıyla karşı çıkmaya kalkışacak, engel olmaya kalkacak babayı kız çocuğunun cinsel özgürlüğüne müdahelede bulunduğu için evden uzaklaştırıyor.(3.madde)


2-Ülkemizde eşcinsel evlilikler resmi hüviyet kazanmamış olsa da ev içi birlikteliklerini tıpkı resmi evliler gibi aynı statüde korunacağı taahhüt edilmiştir.  (madde 3/b ve madde 16)  Yani böylece evinizi kiralamaya gelmek isteyen eşcinsel ve ahlaksız bireylere karşılık ‘hayır ben evimi size vermek istemiyorum çünkü yaptığınızı asla kabul etmiyorum’ diyecek olsa psikolojik şiddetten ve içinde bulundukları duruma nefret suçundan 16.madde ve 3/b gereği dava açılır böylece o kişinin her türlü hukukî yaptırıma tabi tutulma süreci başlar.

3-Sözleşme türlü namus kavramının altını dolduran adet,kültür örf, gelenek ve dinden gelecek olan her türlü anlayışı reddetmekte, bu kutsal değerlerin namusa yüklediklerine SÖZDE NAMUS demektedir. (madde 12)

4-Hasbelkader tartışma yaşayıp aralarında problem vuku bulan eşlerin yeniden barışması için yapılacak her türlü arabuluculuğun engellenmesini emrediyor. ( madde 48 )

5-Sözleşme, heteroseksüel birliktelikleri, anlayışı ve uygulamalarını ‘toplumsal klişeler’ diyerek ötekileştirip, hatta bunu ‘toplumsal cinsiyet’ kavramı ile 24 yerde geçirirken, sözleşmede 18 yerde geçen ‘Cinsel Yönelim’ mantığı ön plana çıkarılıyor, eşcinsel birliktelikler ve farklı aile formları ön plana çıkarılıyor. 

6-Tüm Dünya’da ve ülkemizde şiddetle ön plana çıkarılan LGBTliler en üst düzeyde korunurken, erkek ve kadın cinsiyetleri ve bunlardan meydana gelen birlikteliklerin ise koruma altına söz konusu asla olmamıştır. Örneğin Sözleşmenin 16.maddesinde homoseksüel (yani cinsel yönelim ve cinsel tercih, yani eşcinsel evlilik ve birliktelikler.) ilişkilere yönelenlere karşı oluşacak şiddet eylemlerinin önlenmesi ve şiddete başvuranların eğitilmesiyle ilgili tedbirlerin alınması emrediliyor. Eşcinsel birlikteliklere yönelik üst düzey bir koruma getirilirken, onlara yöneltilecen en ufak bir eleştiri dahi şiddet kapsamında değerlendirilecekken, diğer taraftan kız ve erkekten oluşan birliktelikler özel olarak koruma altına alınmış değilir. O yüzden diyorum ki bu sözleşme heteroseksüel ilişkileri ötekileştirip, farklı cinsiyet rollerine girenlere her türlü desteği verip koruyup kollamaktadır.

8 – Zorla kürtaj yaptırılmasının engellenmesi taahhüt edilirken rıza sonucu yapılacak kürtaja değinilmemiştir. (madde 39/a) Oysa ister zorla ister rıza yoluyla olsun kürtaj cinayettir ve bir insanın canına haksız yere kıymak demektir. Bizim değer ve inancımıza göre kürtajın her türlüsü yasaklanmıştır.


son olarak şunu söylemek isterim: bize 'okumadılar' diyenler bilsinler ki biz neye karşı olduğumuzu çok iyi biliyoruz. Bu manevî işgal girişimine karşı gösterilen direniş, dilediğiniz gibi at koşturmanızı engellediği için bu kadar azgınlaştığınızın farkındayız. Bu topraklar bizim! 'Yallah Arabistana' diyerek klişe sloganlarla konuştuğunuz günlerden, sözleşmeleri elinize sıkıştırıp 'haydi hem sizin hem de Arabistan'lı kukla idarecilerin sahibi olan Avrupa'ya!' dediğimiz günlere doğru ilerliyoruz. Az kaldı, bekleyin..

 
1000
icon
Ahmet 18 Ağustos 2020 08:14

Neden islamciların sesi cok ciliz cikiyor acil kalkmasi gerekiyor

0 0 Cevap Yaz

MD DİJİTAL