KİMSE KIZMASIN BİZİ YAZIYORUM -2

DEĞİŞİM ŞART, AMA NASIL? Nihayi zafere ulaşabilmek için Değişim,Dönüşüm,Devrim süreçlerinin çok ciddi bir şekilde yönetilmesi zaruridir.Unutulmamalıdır ki her şey ; ‘’Kişinin kendisini değiştirmesi ile başlar’’

27 Kasım 2020 12:42
A
a

 

(DEĞİŞİM ŞART, AMA NASIL?)

Her şey değişir.Hayattaki değişmeyen tek şey değişimdir.Böyle diyor M.Ö 535-475 yılları arasında Efes’de yaşamış olan filozof Herakleitos. Ondan yüzyıllar sonra ise Gautama Buddha, “Değişim, değişmeyen tek şeydir” diyerek yineliyor Herakleitos’tan habersiz. 

 

Yüce kitabımız Kur’an’ı  Kerim de Rabb’imiz değişimi bize şöyle tnımlıyor..

‘’(İnsanın) Onun önünden ve arkasından (devamlı) izleyenleri, takipçileri vardır. Onu Allah’ın emriyle gözetip korumaktadır. Bir millet kendi durumlarını değiştirmedikçe Allah onların durumlarını değiştirip bozmayacaktır. Allah da bir kavme (İslam’dan ve insanlıktan uzaklaştıkları için ceza olarak bela ve musibetler gönderip çeşitli) sıkıntı ve kötülükler diledi mi, artık onu önleyecek ve geri çevirecek (bir güç) de (yoktur,) bulunmayacaktır. Onların Allah’tan başka velileri (ve sahipleri de yoktur) çıkmayacaktır.’’ (Rad 11)

 

 

İyi de değişimin yönü nasıl olacak.Zulümattan nura mı? Nurdan Zulümata mı? Kısacası Nar’a mı,Nur’a mı…

 

‘’Allah, iman edenlerin velisi (sahibi, hamisi ve hayra yönlendiricisi) dir ki; onları karanlıklardan nura çıkarır. Kâfir takımının (ve münafıkların) velisi (akıl vericileri) ise tağut (zalim ve şeytani güç odaklarıdır) ki, onları (İslam ve iman) nurundan (ayırıp küfür ve zulüm) karanlıklarına götürüp bırakır. İşte bunlar cehennem ateşinin ehlidir ve orada süresiz kalacak kimselerdir’’ (Bakara 257)

 

Bu değişim ve dönüşüm Allah ve Rasulü’nün çizdiği çerçeve dahilinde olursa;

 

‘’Zulmedenler ise, nasıl her şeyi değiştirecek bir inkılâp ile sarsılıp devrileceklerini yakında bileceklerdir.’’ (Şuara 227) müjdesi vardır şüphesiz.

Bize Değişim(RAD 11),Dönüşüm(Bakara 257),Devrim(Şuara 227) sürecinde Kur’an kılavuzumuz Rehberimiz Hz Peygamberin yolu yolumuz olmalıdır…

Değişim hayatın karşı konulamaz kuralıdır.Sünnetullah gereği kainat ve içinde barındırdığı milyonlarca tür canlıyla birlikte- her an, durmaksızın değişir. Doğadaki canlıların hepsi varlıklarını değişebilme yeteneklerine borçludur. Değişime direnen canlılar elenir; uyum gösterenler soylarını devam ettirir. Sünnetullah böyledir.

Toplumsal değişim de böyledir. Biz istesek de istemesek de içinde bulunduğumuz çevre, koşullar, ilişkilerimiz, konumumuz… değişir. Hayat bizi sürekli değişime zorlar.

Değişime uyum gösteremeyenler yok olurlar ve ya esaretaltına girerler,geri kalırlar…İnsan çoğu zaman değişimi kabullenmekte zorlanır. Çoğu insan içinde bulunduğu ortamı hiç değişmeyecekmiş gibi görür, değişen koşullara uyum göstermek yerine mevcudu (statükoyu) korumaya çalışır. Değişime direnir.

Değişimi yönetmek için önce değişime karşı direncin arkasındaki nedenleri anlamak gerekir.

Bizi alışkanlıklarımız yönetir.Gerek insanlar gerekse şirketler için değişimin önündeki en büyük engel alışkanlıklardır. Alışkanlıklar o kadar güçlüdür ki çoğu insan bunları aşmakta zorlanır. Değişimi yönetip başarılı olmak demek, insanın kendisini tutsak eden alışkanlıklarının  üstesinden gelebilmesi demektir. 

 Değişim insanların güvenlik duygularını tehdit eder çünkü her değişiklik belirsizlik içerir.  Nedenleri iyi anlatılmamış, içeriği hakkında yeterli bilgi verilmemiş değişiklikler insanlarda tedirginlik yaratır. Bilgisizlik, değişime karşı direnci artırır. Bu nedenle değişimi yönetmek için etkili bir iletişim yapmak gerekir. İnsanları değişimin her aşamasından haberdar etmek, olası tepkileri içtenlikle dinlemek, sorunları anlamaya çalışmak ve samimi bir iletişim ortamı yaratmak gerekir. Değişimin kabul edilmesi için etkili ve sürekli bir iletişim şarttır.(23 yıllık Risalet döneminde bu değişimin ağları ilmek ilmek dokunmuştur adeta)

Değişime olan direnci azaltmak için değişimden etkilenecek olan insanları mümkün olduğu ölçüde değişimin bütün süreçlerine dâhil etmek gerekir. Katılımı yükseltmek direnci düşüren en etkili yöntemdir. Özellikle değişimden en çok etkilenecek olanların değişimin planlama ve uygulama aşamalarına katılmaları muhtemel direnci azaltır. Değişimin parçası olan herkes daha az endişe duyar ve değişimi daha kolay kabullenir.

Değişime direnç göstermenin bir sebebi de, her değişimin insani ilişkileri yeniden düzenlemesidir. Değişimin bir gereği olarak  mevcut yaşam şeklinin değişmesi ve yeni yaşam kuralları ve başka bir merciye hesapverilecek olması, yeni ortamda eski havanın oluşmayacağı varsayımı, değişime karşı tepkileri kaçınılmaz kılar.  Ayrıca dünyayı algılama ve yorumlama şekline bağlı olarak insanların değişime tepkileri farklılık gösterir. Bazı insanlar daha tutucu bir kişiliğe sahiptirler ve tabiatları gereği değişime herkesten daha temkinli yaklaşırlar, değişimi sevmezler. Bazılarının kişilikleri ve karakterleri ise değişime açıktır. Bu insanlar prensip olarak değişimi sever ve benimserler. Değişimi yönetenlerin insanlardaki bu duyguları da yönetmesi gerekir.

Sadece bireysel farklılıklar değil, bir topluma hâkim olan kültür de insanların değişime karşı tutumlarını belirler. Bazı toplumlar değişimi kucaklarken bazıları değişime kapalı olurlar. Türkiye kültürü değişime direncin az olduğu esnek bir yapıya sahiptir. Bu nedenle Batı toplumlarının çoğunda değişimi yönetmek daha zorken Türkiye’de değişimi yönetmek daha kolaydır.

Her değişim güç dengelerini de değiştirir. Kural olarak her değişim sonucunda bazıları ellerindeki gücü kaybederken bazıları daha güçlü olurlar. Değişimden kişisel olarak zarar görecek olanlar, doğal olarak değişime direnirler. İnsanın gücünü ve gelirini kaybetme korkusu, değişime olan direnci artırır. Bir toplumdaki değişim sırasında esas yönetilmesi gereken konu budur. Bu durumu yönetmek için toplumun liderinin ön plana çıkması ve değişim konusundaki kararlılığını herkese açıkça ifade etmesi gerekir. Lider geri planda kalırsa değişim başarılı olmaz.

Değişimin insanları şu ya da bu nedenle tedirgin ettiğini anlamak, değişimi yönetmenin en önemli şartıdır. Değişime direnç gösteren insanlara içtenlikle destek olmak, onlara yardım etmek, iyi yönetilen değişim ile kötü yönetilen değişim arasındaki en önemli farktır.  Direnç gösterenleri görmezlikten gelmek ya da cezalandırmak direnci ortadan kaldırmayacağı gibi paniği de artırabilir. Böyle bir yaklaşım dirençleri nispeten az olan insanları da değişime karşı tepkisel bir duruma sokar.

Değişim hayatın değişmez kuralıdır. Değişim sürekli ve kaçınılmazdır. İnsanların da toplumların da hayatın değişim üzerine kurulu olduğu bilinciyle davranması gerekir.  Hepimiz için önemli olan, değişim zamanının geldiğini fark edip zaman kaybetmeden değişimi yönetmektir. Değişim, doğru zamanda yapılırsa işe yarar ve başarılı olur. Eğer zamanlama kaçırılırsa değişimin bir kıymeti kalmaz. İş işten geçtikten sonra yapılan değişimin hiç bir etkisi olmaz.

Değişimin dirençle karşılaşması son derece doğaldır. Değişimi yöneten her liderin en önemli görevi insanlardaki bu direnci  yönetmek ve değişimin yolunu açmaktır. Direnç ortadan kalkmadan değişimi gerçekleştirmek mümkün olmaz.

Yani doğru bir değişim(zulümattan nura veya nar’ dan nur’a) şüphesiz sıkı ve doğru yönetilmesi, sabır,fedakarlık ve gayret gerektiren bir durumdur.Bu konuda da en büyük kılavuzumuz yüce kitabımız Kur’an ve  Rehberimiz Kur’an’ı ahlakı haline getiren Peygamberimizdir(SAV).

Bize Değişim(RAD 11),Dönüşüm(Bakara 257),Devrim(Şuara 227) sürecinde Kur’an kılavuzumuz Rehberimiz Hz Peygamberin yolu yolumuz olmalıdır.

‘’Ey Resulüm; Sen) O vakit, Allah’tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın, şayet kaba ve katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi. O halde onların kusurlarını affet, bağışlanmaları (ve ıslah olmaları) için dua et. (Topluma ve teşkilata ait) İşlerde onlara danış. (Ama) Artık (kesin) kararını verdiğin zaman da, Allah’a güven (ve işe başla) . Çünkü Allah, tevekkül edip Kendine sığınanları sevmekte (ve desteklemekte) dir.’’ (Al-i İmran 159)

Modern zamanlarda insan her şeyi yönetmek zorunda.Zira bu gerçekleşmez se maddi manevi zarara uğrayacağından endişeli.İnsan ve Kaynak Yönetimi,Para Yönetimi,Zaman Yönetimi,Kriz Yönetimi,Stres yönetimi,İlişki Yönetimi vs...

İslam ‘’Fıtrat’’ dinidir.Fıtrattan gelen hiçbir olgu,durum,duygu,davranış bastırılmaz ancak kontrol altına alınır.Yani ‘’yönetilir’’ Modern dünyada her birisi için(san ki yeni keşfediliyormuşcasına) ciltler dolusu kitaplar yazılan bu olgu,duygu ve davranışların yönetilmesi Yüce Kitabımızın ve Ahlakı Kur’an olan Hz Peygamberin en önemli konuları arasındadır.Esasen bir Müslüman Kur’an’ı gereği gibi okuyup/anlayıp Rasul’ün rehberliğine uyarsa zaaflarını meziyete çevirir.Zira yönetilemeyen her meziyet zaafa,iyi yönetilmiş her zaaf ta meziyete dönüşür.

 

İman yönetilemez se kişiyi şirke,küfre ve münafıklığa, Adalet yönetilemez se zulme, İktidar ve güç yönetilemezse kibre(ki kişi farkında olarak ya da olmadan Firavunlaşır), Para ve mal/mülk yönetilemezse cimriliğe,pintiliğe(ki bir de bakmışsınız ki Karun’laşmışsınız veya Salebe’leşmişsiniz),Yetki ve emanet(Bürokrasi/koltuk) iyi yönetilemez se kaosa ve Hamanlaşmaya,Bilgi ve ilim yönetilemezse ‘’kitap yüklü eşeklere’’(Ki ilminiz size fayda vermez sonunuz Bel’am olmaktır),Şehvet/cinsellik/libido yönetilemezse sapkınlığa(Züleyha’nın yönetemediği aşkından(şehvetinden) dolayı Hz Yusuf yıllarca zindanda kalmıştır),Sonlu ve sınırlı Kaynaklar yönetilemezse(Devlet,toplum ve şahıs bazında olsun hiç fark etmez) sıkıntı,sefalet,açlık ve köleliğe,Zaman yönetilemez se ‘’zaman öldürmeye’’ve kısacık hayatın boşa harcanmasına ve belki de sonsuz olan Ahiret Hayatı’nın da mahfına, Sevgi yönetilemez se tutkuya(ki tutku tutsaklığı/esareti getirir),Sadakat yönetilemez se körlüğe(muhatabın ilahlaştırılmasına),Sağlık yönetilemez se hastalıklara/dertlere,Cesaret yönetilemez se aptallığa,Özgüven yönetilemez se kibre ve hadsizliğe,Sabır ve Tevekkül yönetilemez se silikliğe(zulme rıza göstermeye ve tembelliğe,Öfke yönetilemez se zalimliğe ve katilliğe/cinayete,Merhamet yönetilemez se adaletsizliğe, Nefs yönetilemez se kıskançlık,hırsızlık vs gibi hallere, Korku yönetilemez se ya Allah’a isyana ya da kullara kulluğa dönüşür.(Liste çok daha fazla uzatılabilir.Her meziyetin olumsuzu zaafı,her zaafın yönetilmesi bir meziyeti ortaya çıkarır)

 

Nihayi zafere ulaşabilmek için Değişim,Dönüşüm,Devrim süreçlerinin çok ciddi bir şekilde yönetilmesi zaruridir.Unutulmamalıdır ki her şey ; ‘’Kişinin kendisini değiştirmesi ile başlar’’

 

Selametle kalın.

Aklı Selim,Kalbi Selim,Hissi Selim ,Zevki Selim…

 

 

 

 

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Paragraf Soru Bankası
Askıda Meal

MD DİJİTAL