Ms Covid-19...Loading...

Biyolojik saldırıların altında yatan en büyük etken korkudur. Zayıflayan gücünüzü kaybetmemek adına mantıklı olmayan hatta sonu intiharla bitebilecek saldırı seçeneklerini kullanmaya başlarsınız

16 Mart 2020 15:03
A
a
Selamı kelama bağlayıp ekleyelim… Ms Covid-19...Loading...

Sanırsam dünyanın batısından doğusuna; kuzeyinden güneyine her insanın zihninde olan bir kelime Covid-19 kelimesidir. Bilim adamları tarafından Mr Covid-19 olarak bilinse de tüm toplumlar onu CoronaVirüs olarak bilir ve söylerler. Covid-19 hakkında toplumun bilmediği cümleleri yazmak haddimize değildir.

Virüs ya da bakteri insanlık tarihinin yeni duyduğu iki kelime değildir. Öncelikle şunu kabul etmek lazım ki ister bir virüslerden isterse de kirli hesaplar ile insanlara ve toplumlara silah gibi kullananlar kim olursa olsun şunu unutma “Rabbin, insanı dilediği gibi imtihan eder” hakikatini zihnimize kazımalıyız. Rabbimin hükmüne ve takdirine karşı hangi güç “Ben buradayım!” diyebilir ki?  Hiçbir güç…

Virüs hakkında “Yok canım daha” neler şeklinde küresel güçlere karşı bir körlük ve de “Adamlar dünya nüfusunu yarıya indirecek!” şeklinde “Ne yazsam ki” dedikten sonra yazılan cümleler…

Virüsler de unutulmamalıdır ki ancak Rabbimin takdiri üzere bir vücuda girerler ya da çıkarlar… “Kun fe yekûn” emrinden sonra binlerce insanın ölümüne vesile olurlar ama masumdurlar ve de günahsız.

Elbette yayılan ve insana ve insanın sahip olduklarına zarar veren virüs ve bakteriler ile mücadele etmek insanın kaderindendir… Hatta mücadele etmek hepimizin de üzerinde bir vebaldir…

Biz şimdi birazda bu virüsleri kendi çıkarları için kullanan âdemoğulları üzerine düşünelim… Kişisel bir hesapla bir birinin canına kast ederken bir virüs ile bunu yapmaz… Hatta bunu yapmak isteyenlerin akıl sağlığından şüphe edilir…

İnsanlar inançlardan, ırklardan hatta cemaat ve cemiyetlerden rahatsızlık duyduklarında bildikleri en zararlı virüslere onların konum bilgilerini atarlar… Hatta isterler ki hepsi toptan yok olsun bunun için toplanma mekânları tercih edilir…
 
Deve de kulak; derya da damla

Az virüs ve bakteri ismi bilmesek de bildik ve duyduklarımız deve de kulak; derya da damla… Zaten bu konu hakkında bilgisi olanlar deşifre olmamak için suskunlukla kamufle oluyorlar…

Hangi konuda konuşursak konuşalım zihnimize ilk gelenler Rahmani ve Nebevi olan hikmetler değilse hep bir zann üzere olacaktır. Zann üzere konuşmak ebetteki kötü değildir. Önemli olan şudur! Konuşurken muhatabınız Allah ve Rasulünü seven, ümmetin düşmanlarına düşman olan bir kişi ise onun hakkında “Hüsn-ü Zann” ile başlamak kardeşlik vebalindir ve kardeşlik hakkıdır.

Fakat konuşurken muhatabınız Allah’a ve Rasulunüne ve de Muhammed (sav) ümmetine düşman olmayan bir kişi ise onun hakkında “Hüsn-ü Zann” ile başlamak ümmetin hakkını çiğnemek demektir. Bu şekilde onlar için söze başlarken “Sui Zann” ile başlamazsanız hem kendi hem de ümmetin izzetini ayaklar altına almış olursunuz…

O zaman şimdi Sui Zann” ile düşünmeye başlayalım…

CoronaVirüs insanları öldürüyor buna üzülüyoruz diyenler hemen önlem alalım diyenler istisnaların dışında ekserisi yalancıdır ve haindir. Neden mi? Özelde Suriye’de genelde “Arz” da masum ve mazlumların binlercesi öldürülürken kahkahalar ile izliyor “Yarın daha fazla ölürler!” temennisinde bulunuyorlardı. Aslında onlar nasipsizler ölenlere değil hatta ölen çocuklara değil… Mr Corona bana da uğrarsa korkusudur.

Afrika’da ya da Ortadoğu arzında HIV, Ebola ve Zika deneyleri yapanlar şimdi üzülenlerden başkası değildir… Hatta o kadar insanlıktan çıkmış olmalılar ki onlara yaptıkların deneylerin ya da test ettikleri ilaçların etkisini görmek ve raporların sonuçlarını beslendikleri küresel güçlere sunmak için “İyilik Perisi” olup o masumlara un ve şeker yardımı yaptılar… Oysa onlar beslensin güçlensin değil onlar hastalansın diye dağıtılıyordu o yardımlar… Elbette istisnaları vardır. Unutmayın birkaç istisna asırlık gerçeği silemez…

Neden biyolojik saldırı?

Çünkü ateşli saldırı ve savunma hem askeri gücü hem de ekonomik gücü gerekli kılar. Silahlı bir saldırı uzun zaman alır. Silahlı saldırı da ciddi bir uluslararası hukuk ile karşı karşıyasınızdır. Hatta  “Savaş Suçlusu” olarak çok ağır bedeller bile ödeyebilirsiniz… Silahlı saldırıda ister ateşli, ister lazerli isterseniz de kimyasal bir saldırı yapın bu saldırıyı yapanları tespit etmek en fazla birkaç haftayı bulabilir…

Oysa biyolojik saldırı ateşli saldırı gibi değildir. Sürekli sizden bütçe isteyen bir saldırı şekli değildir. Biten tükenen ve hemen ikmal etmeniz gereken bir mühimmat ile yapılan bir saldırı şekli de değildir. En önemlisi ise kimin yaptığı; saldırının nereden yapıldığı da tespit edilmesi bazen yılları alabilir.
Ateşli silahı kullanan kişi silahın sahibi olan kişilerin ve ülkelerin maslahatlarını çıkarlarını bilir ve bunun için savaşır oysa biyolojik saldırıda böyle değildir. Bazen sizin azılı düşmanınız; sizin çıkarlarınız için bir asker olabilir. Hatta ölünceye kadar sizin için çalıştığını da asla bilemez…

Ateşli silahları kullanmak için uygun mekân ve zaman ne hedef alınacak kişiler doğru seçilemezse o kullandığınız silah sizin sonunuzu hazırlayabilir.

İnsanlar Ateşli Silahlara Karşı Tutumu Nasıldır?

Kim olursa olsun akıl sağlığı yerinde olan kişiler hangi milletten olursa olsun ateşli bir silaha karşı sürekli kendisine bir sığınak arar… Bir ses duyduğunda “Bir saldırı var!” diyerek hemen önlemini alır ya savunmaya ya da saldırıya geçer… Oysa biyolojik saldırıyı önceden kestirebilmek bunun sinyallerini görebilmek mümkün değildir…

İnsanlar ya da devletler kendilerini güçlü ve cesur hissettiklerinde ateşli silahlarla saldırı gerçekleştirir. İnsanlar ve devletler güçlerinden emin değillerse bu sefer ketum bir saldırıyı seçerler. Biyolojik saldırılara karşı insanların farkındalığı ateşli silahlarla yapılan saldırganlığa kıyasla çok çok düşüktür.

Ateşli silahlara saldırıyı tek başınıza hatta kimseden destek almadan yapabilirsiniz. Biyolojik saldırıyı ne tek başınıza ne de destek almadan yapabilirsiniz. Ateşli silahlarla hedef alınan kitle ne kadar çok olursa olsun bellidir oysa biyolojik saldırıda hedef kitle belirsizdir. Ateşli saldırıyı kontrol edebilirken biyolojik saldırıyı yapan da kontrol edemez.
 
 Biyolojik saldırıları neden yapılır?
Biyolojik saldırıların altında yatan en büyük etken korkudur. Zayıflayan gücünüzü kaybetmemek adına mantıklı olmayan hatta sonu intiharla bitebilecek saldırı seçeneklerini kullanmaya başlarsınız. Biyolojik saldırıda temel iki hedef vardır…
  • Her şey benim olmalı
  • Bir şey benim olmayacaksa kimsenin de olmamalıdır.
İnsanlar ya da devletler sahip oldukları savunma ve saldırı silahlarına karşı güvenleri azalınca ya da kalmayınca biyolojik saldırıyı tercih ederler. Dünyanın süper güçleri sürekli yeni nesil silah için çalışmalar ve testler yapsa da şuan tüm ülkelerin kullandığı silahlar 1990 ve 1960 yıllarına ait silah ve mühimmatların modifiyeli edilmiş halidir. Kısacası üretilen silaha güven çok çok az…

Biyolojik silahın etkisi nedir?

Biyolojik silahların etkisi aslında toplu ölümler değildir. Biyolojik silahlar insanları öldürmekten çok ölüm korkusu ile yaşatmak içindir. Ölüm korkusu olmayan bir toplum için en güçlü silahları kullanmak; kullananlar için bile memnuniyet verici olmaz. Ölüm korkusu çok yüksek bir düşmanı halk tabiri ile kurusıkı tabanca ile bile yenebilirsiniz…

Biyolojik silah demek korku demektir. Bunun en büyük tetikleyici etkisi ise belirsizliğin en üst seviyede olmasıdır. Korku toplumların hem hukuk düzenini hem de rejim dizaynı için olmazsa olmazdır.

Mr Covid-19 Bir Biyolojik Silah mı?

Evet, Mr Covid-19 namı diğer #Coronavirus bir biyolojik saldırı silahı mı? Şimdilik bu bir soru olarak kalsa da biraz “Sui Zann” ederek cümle kurmamız gerekecek…

İlki Müslümanlardan ve İslam’ın hâkim olacağı bir günlük hayattan rahatsız olanların sayısı öyle parmak hesabı yaparak söylenecek kadar az değildir. Öyle ki ülkemizde bile bunun için gece gündüz temennide bulunanlar var.

İkincisi insanların ve devletlerin “Her şeye sahip olma arzusu” bu arzu insan tek başına kalınca bazen intiharı bile çağrıştırır… Bir insan bir insanı öldürmeyi göze almışsa ve akıl sağlığı cinnet olarak tanımlanmamışsa bu sahip olmak için yapılır… Bazen toprağa, bazen yeraltı ve yerüstü zenginlik kaynaklarına bazen de toplumların inançları birilerini ciddi şekilde rahatsız edebilir.

Bu bir silahsa bu silahın sahibi kim? Bu silahı kim ne için kullanacak? Bu sorular bir başka merak uyandıran soruları davet ederek devam eder. Haftaya bir sorun çıkmaz programında bir değişiklik olmazsa Mr Covid-19 ile bir röportaj randevumuz var. Tüm soruları kendisine açık ve net soracağım ve aldığım cevapları sizle paylaşacağım…

İmtihan senin imtihanın…

Şimdilik selamı kelamı bağlayıp Rabbim seni seven kullarına dünyada zillet ahirette hüsran olacak denemelerden emin kıl… Nemrud’a musallat olan sinek gibi o virüsleri de masum ve mazlumların kanına ve namusuna kast edenlerin kanlarının ve gözyaşlarının diyeti kıl…
İmtihan senin imtihanın; o virüsle imtihan olan kardeşlerimizin sabrını ziyadeleştir… Son nefeslerini bu imtihan ile vermek onlara yazılmışsa cennetlerinin şahidi kıl…

Başımıza bir bela geldiğinde bize kol kanat gerecek, düşmanlarımız a karşı bizi cesaretlendirecek salih kulların ile destekle onları bize emir sahibi bizi de ona ittiba ve icabet eden kullarından kıl…

Eğitimci – Sosyolog
Ercan Harmancı
ercanharmanci@hotmail.com
 
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...