SUKUT U HAYAL

Tecrübeler gösterdi ki, daha çok cami yapmak veya kurum açmakla gençler ya da toplum dindarlaşmıyor, aksine ya dinden uzaklaşıyor ya da ikbal ve istikbal beklentisi için belli dini kalıplara giren görüntü veriyor. Daha açık ifadeyle söylersem ikiyüzlü karakterler yetişiyor.

25 Haziran 2020 23:34
A
a
Verilen onca mücadele ve ödenen bedellerden sonra gelinen noktada bir ‘’Dindar nesil’’ hayalimiz ve dahi beklentimiz vardı.Hatta bu ideal en üst perdeden dillendiriliyordu. Lakin , evdeki hesap çarşıya uymadı ve  özentiden ezilmişliğe, görgüsüzlükten gösterişe, kimliksizlikten sonradan görmüşlüğe kadar ne ararsan hak getire denilecek bir tablo ortaya çıktı.. Meğer dindar mahalleli ne kadar da açmış ve bastırılmış duygular altında ezilmişmiş!

Son dönemlerde dindar görünümlü, lüks ve şatafat içinde bir hayat süren ve dahi sonradan görme oldukları her hallerinden belli olan nevzuhur bir nesil türedi. Lüks arabalarda caka satan, ulu orta lakayt görüntüler sergileyen ve buram buram mukallitlik kokan, adeta ezilmişlik ve açlığın dışa vurumu niteliğindeki manzaralar vakayı adiyeden oldu desek yeridir.
 Yakın geçmişte sosyal medyaya yansıyan şatafatlı mevlit! görüntüleri, yeni doğan bebeğin parmağına geçirilen yüzük, hamileliğini sere serpe sergilemeyi meziyet sanan mütesettir hanımların bayağılıkları, görgüsüzlüğün yanı sıra seviyesizliğin de dibe vurmuş halinden başka bir şey değil.

 Pahalı ve marka giysiler, aynı marka çanta ve ayakkabılar, cafcaflı ve rengârenk saç örtüleri, boya küpüne batmış görüntüler, beş metreden buradayım diyen parfüm kokuları, mücevher dükkânını andıran görkemli takılar, tesettür adı altında bedeni teşhir eden pespayelikler…

Son model lüks araçlar,villalar, yazlıklar, çok yıldızlı otel lobileri, kafeler ve pahalı lokantalardan bilmem Özelliklerinin yüzde onunu bile kullanmaktan aciz oldukları cep telefonlarıyla çektikleri fotoğraf ve vidyolarla sosyal medyada arzı endam etmeler vs.

 Ehliyet ve liyakatten yoksun olarak hak edilmeyen kadrolar, boğazına kadar müsrifliğe batmış muhafazakâr görüntüler, düğün dernek, gibi merasimlerde özenti kokan (dindar versiyonlu)  eğlence manzaraları, bıkkınlık derecesinde cehalet, görgüsüzlük, kibir ve bayağılıklar…

Dahası sergilediği görüntünün seviyesizliğini bile fark edemeyecek kadar budalalıklar…Bu davranış bozuklukları listesi uzadıkça uzar.

 Şunu da hatırlatayım ki, kimsenin, ne giyimi - kuşamı  ,ne lüks ve şatafatlı  yaşamları,villaları,son model arabaları,yatları,jetleri ,ne  zenginliği ne de işgal ettiği koltuklar  bizi ilgilendirir. İşimiz de olmaz. İtirazımız;  “Fakirlik mümin için atın ağzındaki dizgin gibidir, müminin dünyadaki hediyesi yoksulluktur” gibi avuntu cümleler kuran, sabır ve kanaatkârlık edebiyatı telkin edenlerin zengin ve lüks hayat süren ikiyüzlülüklerine ve  bunların dindarlık görüntüsüyle sergileniyor olmasına , dinî  kisve altında teşhir edilmesinedir..Yıllar yılı ümmetin çocuklarına fakir peygamber ve onun mütevazı hayatından dem vuranların lüks ve şatafat denizinde  yüzmeleri  ve müsrifliğin en dip noktasını zorlamada  hiçbir beis görmemelerinedir.

Kendileri lüks içinde yaşarken hitap ettiği insanlari ve müntesiplerini  ‘’ fakirlik güzellemesi edebiyatıyla’’ uyutması  ve bunu da Rasullulah(SAV) üzerinden yapması ne kadar büyük bir yanılgı ve hatta ihanettir.Bir kere ;Resulüllah asla fakir değildi, fakir hayat da yaşamadı. Dolayısıyla onun ismi üzerinden fakirlik edebiyatı veya duygu yamyamlığı yapmanın alemi yok. Olsa olsa amcasının himayesinde bulunduğu ilk çocukluk dönemlerinde yokluk gördüğünden söz edilebilir. Zira gençliğinde ticaret yapmış, sonra Mekke’nin en zengin kadınlarından birisiyle evlenmiş, Medine’ye geldiği zaman kurduğu site ölçeğindeki devletin hazinesini idare etmiş, üstelik Medine dönemi boyunca gelirleri her geçen gün daha da artmıştır.

 Ancak imkânlar içinde mütevazı hayatı tercih etti ve kanaatkâr olmayı tavsiye edip örnek bıraktı Unutulmamalı ki, İslâm inancında müsrifliğe ve gösterişe  kesinlikle yer yoktur. ‘’Komşusu açken tok yatan bizden değildir’’ düsturu esastır. Paylaşım ve dayanışma ise dinî hayatın en temel özelliğidir. Nitekim Kur’an müminleri “inanan ve yararlı işler yapanlar” olarak nitelemektedir. Dolayısıyla mümin sadece inanan değil, inancının gereğini yerine getiren kişi olmalıdır.

 Onun öğretisini içselleştiren yakın dostları da aynı yolu takip ettiler. Nitekim bu yüzden sembol isimlerden olan Ebû Zer el-Ğifârî Şam’da bulunduğu sırada yaşanan müsrif hayata isyan etmiş, ancak dönemin idaresi tarafından sürgün edilmişti. Medine’ye geldiği zaman yine müsriflik ve haksız kazancı eleştirince ikinci sürgün yiyerek soluğu Rebeze merasında almış ve yalnızlığa terk edilmişti.

 Demek ki, imkan bulununca bu tarz söylemler sadece nostaljik hatıra bağlamındaki anlatılardan başka bir şey değilmiş, sanki İslâm inancının müsriflikle hiçbir sorunu yokmuş gibi vurdumduymazlıklar ise sahte dindarlık hassasiyetinin tezahürü. Hâsılı, muhafazakâr mahalleli fakirlik edebiyatı yapa yapa hem müsrifliğin dibine batmaktan hem de seküler hayatın imkânlarını sonuna kadar kullanmaktan pek de mutlu. Neticede gösteriş tüketimi ve müsrif hayatı dindarlığın gereği gibi gören amaçsız ve şımarık bir taife almış başını gidiyor.

 Son dönemde açılan sayısız İmam-Hatip Okulu ,devasa ‘’ Diyanet bütçesi ve personeli ‘’, hemen her mahalleye bir/birkaç cami,  Kur’an Kursuna,Sayısız Cemaat, tarikatlar, merdiven altı onca medrese ve 100’den fazla İlahiyat fakültesine rağmen maalesef istenilen netice alınmadığı gibi, aksine sapır sapır dökülüyoruz, dahası gençlik deizme  kayıyor….

Tecrübeler gösterdi ki, daha çok cami yapmak veya kurum açmakla gençler ya da toplum dindarlaşmıyor, aksine ya dinden uzaklaşıyor ya da ikbal ve istikbal beklentisi için belli dini kalıplara giren görüntü veriyor. Daha açık ifadeyle söylersem ikiyüzlü karakterler yetişiyor.

Peki ne olacak? Bu işin çözümü var mı?

Evet var tabiî ki.Yazılarımızın bitiş cümlesi tam da çözümün adresi. Selametle kalın. Aklı Selim,Kalbi Selim,Hissi Selim,Zevki Selim

Yani Modern dünyada ‘’Müslüman Ahlakı’’ ile ahlaklanabilirsek selamete erer, bu işi çözeriz.Bu da gelecek yazımızın konusu olsun.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...


Ahmed Yasin
MALCOM X