Yönünü Batıya Dönenler Ve Sema Maraşlıya Yapılan Saldırı Üzerine

 Avrupa, Materyalist yani maddeye tapar. Ruh yoktur, mana yoktur, görünmeyen herşey reddedilir; Pozitivisttir bilime tapar. Modern bilimin kabul etmediği her şeyi ve her olguyu reddeder. Bilimden kast ettikleri de Science yani bilimciliktir. Bu tip bir tanımda bilimcilik bir din, bilim adamarı da bir peygamber mesabesindedir.

22 Aralık 2020 20:42
A
a
Allah nasib ederse ilerleyen günlerde Muhafazakârların, Feministlerin ve Modernist İslâmcıların İstanbul Sözleşmesi konusundaki argüman ve dayanaklarını irdeleyeceğim ayrı ayrı 3 serilik bir makale bu köşede yazacağım.
Bu seriyi ilerleyen günlerde kaleme almak için niyetlenmişken şuanda Sema Maraşlı’ya yapılan saldırılar üzerine müstakil bir yazı kaleme alarak yapılan saldırıları birkaç boyutta ele almak istedim.
Saldıranlar kimler dersiniz? Tabii ki Muhafazakar kesim. Muhafazakar kesim kimi temsil ediyor? Kendilerini iktidara taşıyan Anadolu halkını.
Hal böyleyken son 15 senedir mevcut iktidarın istikameti Batı’ya doğru çevrildiğinden beridir toplumsal anlamda çıkarılan hiçbir yasa toplumun örf, adet, ananeleri kültürü ve diniyle uyuşması söz konusu olmayıp, tamamen Batı’nın toplumsal dokusuna paralellik arz etmesi söz konusu. Cedaw, Avrupa Birliği Uyum Yasaları, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, (biz buna ideoloji diyoruz. ) Lanzoratte Sözleşmesi, 6284 Kadının Beyanı Esastır, İstanbul Sözleşmesi... Bu ve daha fazla yasalar, normlar ve sözleşmelerin tamamı sadece ama sadece Avrupa’nın insana, aileye, topluma, dine, kadına ve erkeğe yüklediği manalar çerçevesinde hazırlanmış metinlerdir.

 Avrupa, Materyalist yani maddeye tapar. Ruh yoktur, mana yoktur, görünmeyen herşey reddedilir;
Pozitivisttir bilime tapar. Modern bilimin kabul etmediği her şeyi ve her olguyu reddeder. Bilimden kast ettikleri de Science yani bilimciliktir. Bu tip bir tanımda bilimcilik bir din, bilim adamarı da bir peygamber mesabesindedir.
Nihilisttir metafiziksel olan herşeyi reddeder. Ahlâka dair, örf ve adet ve din dahi olsa ahlâkî zeminde olan her şeyi reddder, elinin tersiyle iter.
Hümanisttir, reddettiği tanrının yerine insanı koyan bir anlayışı benimser. Artık metafizik de yoktur, din de yoktur, ahlaki değerler de yoktur salt merkezde insan vardır.
Bu liste post hümanizm ve trans hümanizm diye uzar gider. Burada esas konumuz bu değil.
FETÖ kavramını kullanmak o kadar laçkalaştı ki gerçekten geçmişte FETÖ ile bağlantısı olanlar dahi bugün bu kavram üzerinden insanlara iftira atabilmektedir. Gücü ve mührü elinde bulunduranlar bugün başkalarına iftira atarak kendi varlığını meşrulaştırabilmektedir. Ne kadar iftira atarsa o kadar var olduğunu zannedenlerin olduğu bir zaman dilimindeyiz.
Ne kadar utanç verici! Oysa Ahiret var, cennet var cehennem var!
Eden bulur, eken biçer! Rüzgar eken fırtına biçecektir muhakkak! Kin ve öfke biçenler onun karşılığını da alacaktır elbette.
Maddiyata yatırım yapıp maneviyatı Batı’ya teslim edenler karşılığını da Şeytanın arzuladığı biçimde alacaktır muhakkak! Bunları dün FETÖ yaparken, bugün mevcut yönetim yapmakta.
Fetö’nün en belirgin özelliği Batı’nın uşağı olmasıydı. Tüm bunlara dikkat çeken isimlerden birisi olan Sema Maraşlı hanımefendiye gerçekten aslı astarı olmayan asılsız iddialar üzerinden FETÖ iftirası atarak varlığını meşrulaştırmak isteyenler, bunun ahirette vebalinin çok ağır olacağını unutuyor sanırım. ‘İyi de efendim bana da öyle söylediler...’
demek kurtarmayacak. Oysa Ne buyuruyordu Alemlerin Efendisi: ‘’Kişiye her duyduğunu söylemek günah olarak yeter.’’
Ve başka bir ayette de Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: ‘’Bir fasık size bir haber getirdiği zaman onun doğruluğunu araştırın, olur da yanlış bir zanna kapılırsınız, zannın çoğu da şeytandandır. ‘’ Bu meselede başta Abdurrahman Dilipak, Ebubekir Sofuoğlu ve Ebubekir Sifil ve bahusus Sema hanıma yöneltilen iftiraların %99’u yanlış zan üzerine kuruludur.
‘’Dostlarıyla uğraşan düşmanlarıyla savaşamazlar’’ ne güzel demiş Kudüs FATİHİ Selahaddin Eyyûbî!
Meydanlarda Selahaddin Eyyûbî, Fatih Sultan Mehmet diyenler pratikte de bunu göstermek zorundadır!
Yanlışa yanlış demek fitne değildir; esas fitne Allah’ın kanunlarını, yasasını, Peygamberin örnekliğini bırakıp yönünü Batıya dönmektir!
En büyük fitne işte budur. Siz bu istikamette olduğunuz müddetçe bunu haykırmaya devam edeceğiz!
Gerek Sema Maraşlı ve gerekse diğer hocalarımıza saldırmanız size asla birşey kazandırmayacaktır. Zira seçim zamanı yine bu insanların kapısına geleceksiniz!
Ama kıbleniz Batı olduğu müddetçe ve bu iftira dolu saldırılarınız devam ettiği müddetçe hangi yüzle gelmeyi düşünüyorsunuz? Merak etmiyor değilim..
Son olarak: Bu meseleyi bu kadar abartıyorsunuz diyenler çıkabilir ama asla abartıyor değiliz. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır diyen Hz.Ali efendimize kulak veriyoruz; o yüzden Sema Maraşlı Haklıdır diyoruz.
Bugün O susturulursa sıra diğerlerine gelecektir. Buna müsaade etmeyeceğiz!
 
1000
icon
Nurettin İnan 23 Aralık 2020 08:46

Allah razı olsun, doğruları hatırlatmışsınız.

0 1 Cevap Yaz
Paragraf Soru Bankası
Askıda Meal