Türkiye'deki Afgan mülteciler maske üretimine başladı

AFGANİSTAN 10 Mayıs 2020 17:36
Videoyu Aç Türkiye'deki Afgan mülteciler maske üretimine başladı

Türkiye'de, Covid-19 ile mücadelede Afgan sığınmacılar, bu zorlu süreçte herkesin korunmasına katkı sağlamak adına Kayseri’de gönüllü olarak maske üretimine başladı.

 

Afgan Mülteciler Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği (ARSA), Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin (UNHCR) desteğiyle gönüllü sığınmacılardan oluşan yedi kişilik bir ekip ile maske üretimine start verdi. Hedef, günlük bin adet maske üretimiyle bir ay içerisinde 30 bin maskeye ulaşmak.

Üretilen maskeler, Kayseri Devlet Hastanesi tarafından dezenfeksiyonu yapıldıktan sonra sağlık kurumlarına, devlet kurumlarına ve ihtiyaç sahiplerine ücretsiz olarak dağıtılacak.

Proje kapsamında görev alan gönüllüler, maskelerini, bonelerini ve eldivenlerini takarak, sosyal mesafeye de dikkat ederek çalışıyorlar.

Sabun üretimi projesi

ARSA Başkanı Dr.Zakira Hekmat, euronews Türkçe'ye yaptığı açıklamada, "Dayanışma için tek projemiz bu değil. Küçük çaplı da olsa sabun üretip mülteci, göçmen ve vatandaşlara dağıtarak sağlığın ana gerekliliği olan temizliğe de katkımız olması için çaba içerisindeyiz" diyor.

Söz konusu sabun üretimi projesi ise, 18 Mayıs'ta başlayacak ve deneme amaçlı 6 gün sürecek. Sadece gönüllülerin emeği ile gerçekleşecek bu proje de sağlık krizinin atlatılmasına "küçük ama gönülden bir katkı" olarak nitelendiriliyor.

Dr. Hekmat, "Türkiye zor günlerimizde bize kucak açtı ve ülkesinde bizi kabul etti. Şimdi sıra bizde. Mülteciler olarak vefa borcumuzu ödemek için elimizden gelen maske üretimiydi; biz de bu yeteneğimizi, bu zor günleri atlatmak için dayanışma içinde olduğumuzun bir nişanesi olarak ulaşabildiğimiz kişi ve kurumların hizmetine sunuyoruz. Herhangi ücret talep etmeden, gönüllü olarak maske üreterek bu sürece katkı sunacağız. Bu zor günleri beraber atlatacağız. Biz de kardeşliğin gereklerini yerine getirmek üzere elimizden geleni yapacağız" diyor.

Afganistan'ın Gazni şehrinde doğup 2008 yılında Türkiye'ye öğrenci olarak gelen, ardından Erciyes Üniversitesi'nde tıp fakültesini bitirip Kayseri'ye yerleşen Dr. Hekmat, koronavirüs salgını sırasında göçmen sağlık merkezinde birçok göçmenin hayatına dokunup onların tanı ve tedavi süreçlerini takip ediyor.

Toplumun kabulü önemli

Türk Alman Üniversitesi Göç ve Uyum Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Murat Erdoğan'a göre, uyum hem yerleşikler, hem de yeni gelenlerin ortak çabaları ile iki katmanda, yani devlet ve toplum katmanında gerçekleşir.

euronews Türkçe'ye konuşan Prof. Erdoğan, "Toplumun sonradan geleni kabulü, devletinkinden daha önemlidir. Bu bağlamda sonradan gelenlerin ne yazık ki yerleşik toplumu 'kazanması' gerekiyor" diyor.

Afganların uzun süredir Türkiye'ye genelde de düzensiz göçmenler olarak geldiklerini, ama geldikleri andan itibaren kendi ayakları üzerinde durmayı ve ihtiyaç olan sektörlerde çalışmayı başardıklarını belirten Prof. Erdoğan, Afgan mültecilerin genellikle tarım ve hayvancılık alanlarında çalıştıklarını ve Türk toplumunda Afganlara yönelik etnik bir yakınlığın verdiği sempati olduğunu kaydediyor ve ekliyor: "Ama burada asıl çabanın Afganlardan geldiğini unutmayalım."

Türkiye'de halihazırda yaklaşık 500 bin kadar Afgan mülteci bulunuyor ve devletten herhangi bir kaynak almıyorlar. Afgan sığınmacılar, tıpkı kendileri gibi iç savaştan kaçan Suriyelilerden sonra Türkiye'deki en kalabalık sığınmacı grubunu oluşturuyorlar.

"Dolayısıyla ayakta kalmak için çalışmak zorunda kalan bu Afganların içinde bulunduğumuz salgın sürecindeki çabaları ve katkıları daha da görünür oldu. Çünkü bu dayanışmanın kıymetini biliyorlar" diye açıklıyor Prof. Erdoğan.

Kaynak : euronews
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...


Ahmed Yasin
MALCOM X